Rush – Zafere Hücum (2013)

Rush – Zafere Hücum (2013)

Zafere Hücum
Zafere Hücum

 

Filmimizin konusu gerçek bir hikayeye dayanıyor. Formula 1 pilotları Niki Lauda ve James Hunt’ ın genç yaşta başlayıp kendileriyle beraber büyüyen çarpıcı mücadelesini ve onların özel hayatlarını izleme fırsatını buluyoruz. Bu filmi sadece yarış tutkunlarının seveceği bir film olarak değerlendirmek çok yanlış olur.

Film aksiyon ve dram bakımından çok başarılı olmakla beraber izleyiciyi filmin içerisine sokmayı başarabilmiştir. Filmi izlerken kendinizi bazen Lauda’ nın yerine koyup onu desteklerken bazende Hunt’ ı desteklerken bulabiliyorsunuz.

Yakışıklı, risk almayı seven, kadın ve partilere düşkün James Hunt’ la disiplinli, zeki, sert Niki Lauda’ nın zıt karakterleri olmasına rağmen aynı amaç uğruna sergiledikleri mücadele ve herşeye rağmen birbirlerine duydukları saygı görülmeye değer. Filmi bitirdikten sonra insanın içinden bu müthiş hikayeyi araştırmak geliyor ve o zaman gerçekten de ne kadar iyi aktarıldığını görüyoruz. Oyuncuların gerçek karakterlere benzerliği ve film müzikleri gerçekten müthişti.

Zaten filmin soundtrack’ ı Hans Zimmer’ a ait ve gerçekten etkileyici. Aksiyon, dram, biyografi dalındaki bu filmin yönetmeni 2 Oscarlı Ron Howard, senaristi iste 2 Oscar adaylığı olan Peter Morgan’ dır.

Filmin başrollerinde Chris Hemsworth, Daniel Brühl, Natalie Dormer, Alexandra Maria Lara ve Olivia Wilde oynamaktadır. F1′ in en büyük rekabetlerinden birini anlatan bu filmi izlemenizi tavsiye ediyorum iyi seyirler.

Rush – Zafere Hücum (2013) Filmin Fragmanı

Bir Cevap Yaz

    78 Yorum

  1. Yaşam Öykü filmi sürüklemek büyük handikaptır.Avantajı da vardır dezavantajı da… Avantajı; bir yaşam öykü filmi sürüklüyorsanız kafadan zati iyi bir mevzuya sahipsinizdir.Az buçuk tecrübeli senaryocularla çalışırsanız da senaryonuz vasati bir senaryonun üstüne rahatlıkla çıkar.Burada rejisör açısından ehemmiyetli olan bunlar dışında filme ne verebildiğidir. Ron Howard özellikle bu stil yaşam öyküler üzerinde çalışmaya alışkın olduğu için bu suali milyon kere kendisine sormuş ve üstesinden basitlikle gelmiştir.Bu filmle de rüşdünü bir kere daha kanıt etmiş.Oyuncularına muhakkak ki şahane bir civar sunmuş,görüntü açılarını ustalıkla seçmiş.İşin görüntü kısmı muazzam.Hele bir final sahnesi var çok zevk verdi bana.Özellikle yakın/uzak çekimler çok tutarlıydı.Filmin oyuncuları ilk söylendiğinde herhalde hepimiz bu filmi Chris Heimsworth’un Thor lanetinden kurtulacağı film olarak görüyorduk.Ancak izleyince bizzat kendi adıma söyleyeyim Daniel Brühl çok hoş rol çalmış ve hatta en iyi oyunculuğunu da sergilemiş.Soğuk,disiplinli,tasarılı bir Avusturyalı… Film Formula 1 tutkunuymuşum gibi sezdirdi bana.Aralıksız bir yarış havası, bir o kazanıyor bir bu.Resmen rekabeti yaşadım.Film süresince minikten minikten verilen bir parça var Hans Zimmer’ın.Film bitince şarkı tamamıyla çalmaya başlıyor.Sonuna kadar dinlemenizi öneririm.Müzik unsurunun film için ehemmiyetini kavrayan rejisör benim için her zaman öndedir.Bu filmde de gördüm ki o müzikler bu filmin tadı tuzu olmuş.Emeği geçen herkese teşekkürler…

  2. Bunalmadan izledim. Çekimlerin hepsını begenmedım. Chris Hemsworth rolünün hakkını vermıs ama bu filmde bir oyuncudan bahsedılecekse o da Daniel Brühl mükemmel oynamış. İyi bir film. Puanım 7/10

  3. Biyografik üretimlerin galibiyetsiz ve sıkıcı olması için çalışmalısınız gibi kendi çapında şöhretli sayılabilecek bir lafım vardır ki bu üretimde bu çalışmayı göremiyoruz ve haliyle ortaya galibiyetli bir imal çıkıyor. James Hunt ve Niki Lauda arasında geçen sert bazen tatlı rekabete şahit oluyoruz.Filmin avantajı geniş arşiv fırsatını iyi kullanmaları,castı da buna göre şekillendirmeleri olmuş.Kısaca formula 1 hoşlanan hoşlanmayan her bir izleyiciye nasihat….Keyifli seyirler.
    PS:Yağmurlu pist bana rain man lakaplı Ayrton Senna da Silva’yı anımsattı özellikle yağmurlu yarışlarda.unutmadan asif kapada’nın senna dokümansalını da bonus olarak nasihat edeyim.Buna da bi iyi seyirler gelsin o zaman .

  4. Gayet galibiyetli bir yaşam öykü filmi.F1 yarışları ve kaptanları hakkında,yarışların nasıl reelleştiği hakkında gibi alakalı bilgiler için dahi izlenmelidir.Üstelik kurgu,oyuncu performansları da iyiydi.

  5. Muhteşem bir filmdi.Aralıksız izlemeyi ertelediğim bir filmdi ve ne kadar yanlış yaptığımı gördüm.Ron Howard gene çok iyi iş çıkarmış.F1 yarışlarını hoşlanmama karşın sonun kadar çekici verdiği iletilerle etkileyici bir film.2 ayrı kişilikteki yarışçının yaşadıkları rekabete karşın biribrilerine dinledikleri hürmet gerçekten etkileyiciydi özellikle James Hunt ın muhabiri yumrukladığı sahne beni çok etkiledi.

  6. Tabiki de rejisör Ron Howard olunca böyle hoş bir eser ortaya çıkabiliyor. İzleyiciyi hiç sıkmayan, acaba şampiyon kim olacak diye merakla beklerken görüyosunuz kendinizi. Asıl bir öyküden alıntı olduğundan dolayı filmin ortalarında şampiyonun kim olduğunu netten bakmıştım. Sarihçesi tarihe şahitlik etmiş, yarıyılın F1 yarışlarının ne kadar da riskli olduğunu anlatılmaya çalışılmış hoş bir yapıt. Filmde de Nicki’nin aralıksız tehlike ihtimali var diye anımsatması da buna misal gösterilebilir. Hoş bir rekabet ve birbirlerine olan hürmetlerini hiç yitirmedikleri bu iki F1 kaptanının 1976 senesinde şampiyonlul gayretini analatan Ron Howard’ın galibiyetli olduğu kesin.. İzleyin, izlettirin.. F1’e meraklı olanlar zati kaçırmasın,, Ferrari’nin dahi her zaman 4*4 lük olmadığını gördük. Bayağı koşullarda vasıtaların değiil, yarışı etkileme oranını kaptanların tanımladığını görüyoruz. Geçtiğimiz senelerde de Fernando Alonso’nun Renault’la yaşamış olduğu üst üste şampiyoluk, netlikle buna etmendir. Nitekim Alonso şampiyon olduğunda o zamana kadar ki en genç şampiyon ünvanını almıştı. Sonrasında bu ünvanı Levis Hamilton’a kaptırdı. Puanım: 7.8

  7. gerçekte yaşanmış hoş filmdi :

  8. Hırs ve Böbürün insana neler yaşattığını anlatan spor temalı yaşam öykü filmi. Yer yer hoş yerlere yolculuk yapan.Yer yer duyguları öne alıp dramı hoşça işleyen bir film. Günümüzde daha önceki popülaritesini yitirmiş F1 Formula yarışlarını tekerrürden ayağa kaldırma mücadelelerine bu filmde ilave edilmiş. Her sinema izleyicisinin izlemesi gerektiğini düşündüğüm yapımlardan..7.9/10

  9. Yaşanmış vakadan yola çıkılarak yapıldığı için izleme gereksinimi duydum ve iyiki de izlemişim çok hoş ders kalitesinde olan bir filmdi

  10. İyi ki izlemişim dediğim filmlerden biridir. 10/8.9

  11. şahane bir hikaye. yav bunlar oyuncuysa bizimkiler ne

  12. Çok sağlam filmlerdendir,nciky lauda’yı F1 izlerken görürdüm bu adamda kim? tasam,meğersem adam harbi efsaneymiş.10/8.5

  13. Muhteşem bir film demek bu filme hakaret olur zira bu filme kelimeler eksik kalır.Oyunculuklar,rejisör,senaryocu bu filmde her şey 10 üzerinden 10.Muazzam bir imal.Yaşamım süresince izlediğim en iyi filmler arasında ilk 10’da netlikle kendine yer buldu.4*4 lük bir film olmuş.Rejisör zati kendini iki kere Oscar’la ispatlamış biri.Filmde bir tane dahi afaki sahne afaki vaka yok her şey muhteşem.Oyuncu tercihlerine dahi dikkat ederseniz ne kadar çok reel karakterlere benziyorlar görüsünüz.
    Puanım 10/10.

  14. baş döndüren asıl bir rekabet ve hırs öyküsü …

  15. Uslu bir düşmanından,ussuz bir arkadaşından daha çok şey bilirsin. Filmin ana teması buydu diyebilirim.Özellikle sonlara doğru çoğalan coşku, gözlerini dahi kırpmanıza mani oluyor. Yaşam Öykü filmlerine önyargıyla yanaşanları dahi etkileyeceğini düşünüyorum.

  16. Şahaneydı, asıl bir yaşam öykü filmi hatta Niki Lauda’nın o kaza sahnesi birebir aynı biçimde yansıtılmış filme. James Hunt bu arada filmde onu canlandıran Chris Hemsworth’dan dahi daha yakışıklıymış. Film o kadar hakikatçi ki, şahsiyetler asıl şahsiyetle görünüşlerini bire neredeyse tıpa tıp aynı. Niki Lauda’nın eşini dahi bire bir aynı yapmışlar görsel olarak. 8,7/10

  17. ”Formula 1’e her sezon 25 birey katılır ve her sene, aramızdan 2 birey yaşamını kaybeder. Nasıl bir insan böyle bir iş yapar ki. Bayağı insanların yapamayacağı bir iş. İsyankarlar, çılgınlar, hayalciler. Bir iz vazgeçmek için her şeyi göze almış ve bunun için can vermeye hazır insanlar.” Formula 1’in yarışlarının gösterişli yarıyıllarında iki dost, aynı zamanda rekabet içerisinde olan şahısların öyküsü. Asıl öyküden uyarlanmış bu film özellikle hırs ve rekabet duygularını ön tasarıya çıkarıyor. Hırs ama ne hırs. Hastahane de o kadar acı içinde dahi hırs yapmış bir adam. Çok etkiledi beni. Yaşam Öykü filmlerini çok beğenmişimdir bu zamana kadar izlediğim filmlerde. Bu da onlardan birisi. Uçkuruna düşkün, sürücü olarak süratli bir adam ile onunla rekabet halinde olan disiplinli, ciddi ve yaşamı muntazam olan dostun filmi. Dram doğrultusuyla çok güzelime giden bir film oldu. Müzikleri tek sözcükle mükemmel özellikle yeisli anlardaki. Oyunculuklar da çok iyiydi. Chris Hemsworth ve Daniel Brühl iyi ikili oluşturmuşlar film de. Özellikle ikisinin de hırsı fazla ve şampiyon olma istekileri çok iyi yansıtılmış. Daniel Brühl de Alman sinemasının parlayan yıldızı oldu. Son sahne çok iyiydi be. Ne kadar hırslı ve acımasız bir rekabet içinde olsalar bile Niki Lauda’nın ”Herkes bizi rakip olarak görüyor fakat o beğendiğim az insanlardan biriydi. Hala ona imreniyorum” lafı şahaneydi. Netlikle ve şiddetle nasihat edilir. Ben bu zamana kadar izlemediğim için pişmanım. İmdb de 8.1 olan film bana göre 8.6/10

  18. f 1 kaptanının yaşamını anlatan çok hoş bir film, hırsı,gayreti,azmi anlatan hoş bir film, nasihat ederim.. fakat benim kavramadığım şu erotik sahneler olmasa f1 kaptanının galibiyet öyküsü anlatılamıyor mu? aile,manevi bedeller için şu erotik sahneleri koymayın yahu.. isteyen gitsin erotik film izlesin ama sinema filmlerinde erotik sahneler olmasın….

  19. Olağanüstü bi yaşam öykü.Hırs ve azim daha iyi aktarılamazdı.Beklentilerinizi yüksek tutun.Karşılayacak emin olabilirsiniz : 10/8

  20. Kesinlikle, ama kesinlikle bu filmi izleyin……

  21. Gerçekten çok hoş bir yaşam öykü olmuş netlikle oturup izleyin.8/10

  22. Bazı insanlar yaşam öykü filmlerini sıkıcı buluyor ama bu film resmen bu düşünceyi yalanlamak için çekilmiş 9.0

  23. Bir Formula 1 tutkunu olduğumdan dolaysız alakamı çekti. İki efsanevi kaptan ve muazzam bir rekabet. Us ve zekâ ile istek ve aşkın amansız rekabeti. Herkes oturup izlemeli.

  24. Spor olarak F1 e alakam yok takipte etmem fakat yaşam öykü cinsini beğendiğim için izlediğim bir üretimdi. Mevzusu itibari ile hareketli senaryo açısından akıcı hakikatlik bakımından ise gerçekten çok iyi bir filmdi. Rekabeti hırsı arkadaşlığı her açıdan iyi yansıtan nasihat edebileceğim bir yaşam öykü filmi.

  25. İzlediğim en iyi spor, yaşam öykü cinsi üretimdi f1’le hiç ilgim yok ama bu filmi izledikten sonra alakam arttı.

  26. Gerçekten şahane bir film…Bütün bir tatlı rekabet…

  27. şahane değil ama iyi bi film 10/8

  28. sonunda ,gençlik dediğin bitiyor geriye pişmanlıklar kalıyor dedirtiyor ,Fırsatınız varken hayallerinizin peşinden koşun ve dünyanın cümbüşlü kısmını görmeye çabalayın der gibi bi film mevzu bu olmasa da esas içerik benim için budur