Pleasantville – Yaşamın Renkleri (1998)

Pleasantville – Yaşamın Renkleri (1998)

 

Konusunu hep duyduğum ve merak ettiğim ama bir türlü izleme fırsatı bulamadığım bir filmdi Pleasantville. İsminin Türkçe çevirisi beni dehşete düşürse de o konuya çok değinmeyeceğim ama “Güzel Köy” falan deselermiş daha iyi olabilirmiş 🙂

Her neyse, izlemesi inanılmaz keyifli çok tatlı 2 saat geçirmenizi sağlayacak olan filmin başrollerinde Reese Witherspoon ve Tobey Maguire var. 1998 yapımı olduğundan herkes gencecik! Henüz toy bir delikanlı olan Paul Walker da az ve öz olarak bulunuyor filmde. David ve Jennifer birbirine pek benzemeyen iki kardeştir. David’in en sevdiği şeylerden biri tv’de yayınlanan Pleasantville adlı diziyi izlemek. Pleasantville, her şeyin, herkesin mükemmel olduğu, doğal afetlerin, kavganın, başarısızlığın, seksin bile olmadığı bir kasaba. Herkes huzur içinde mutlu mesut yaşamakta orada. Bir akşam David ve Jennifer tv başında bu dizi yüzünden kavga ederlerken birden kendilerini dizinin içinde bulurlar. Harika bir düzende yaşayan Pleasantville’de kendi bildikleri hayatı yaşamaya başladıklarında da muhteşem bir kaos başlar..

Yer yer siyah beyaz yer yer renkli olan film asla sizi sıkmıyor, hem komik hem şaşırtıcı bir yapım. Hikayede, bildiklerinden farklı şeylere tepki gösteren, yeniliği, içinden geldiği gibi olmayı kabullenemeyen insanları gördüğümde canım ülkemi düşündüren filmi henüz izlemediyseniz bu hafta sonu son derece uygun bir zaman bence!

Yaşamın Renkleri (1998) Filmin Fragmanı

Bir Cevap Yaz

    72 Yorum

  1. Şahane bir film tek kelime ile.

  2. Yaşamın tekdüzeliğinden çıkmak için gereken eforun içimizde olduğunu ne de hoş dile getirmişler. Film hakikatinde hepimiz için çok hoş iletiler kapsıyor. Filmi benim için unutulmaz yapan belkide 2 gün evvel kazara keşfettiğim bir şarkıyı bu filmde kazara dinlemem her zaman özel olacak benim için. Yaşamınızı renklendirmek için izleyin, izlettirin.

  3. Rutinlerden kurtulduğumuzda yaşam çok hoş. Duygular, hisler gerekli şeyler..

  4. Gözden kaçanlar listesi yapsam, içerisinde netlikle Pleasantville olurdu. Kolaylığının altında uyuyan sıcacık bir öyküsü var. Güzel tepkilerle filmi noktalayacağınız bu imal, azıcık Truman Show, azıcık da Click filmlerini hatırlatıyor. Ben çok sevdim. Sizlerinde netlikle izlemenizi isterim. 10/7.7

  5. Yaşamın yosunu ile iletişimi üzerine kurgulanmış bir film bence. ilk 40 süratliydi , birden durdu , son 30 dk azıcık daha basmakalıpa dönerek bitti. Yoksa biz buz muyuz ??
    hakikatinde su muyuz ?? paralel kâinatlar filan ? düşündürücü : 8,3

  6. “noksanlığı ne ise bitirilince yaşam renklanir” temalı film.

    spoiler

    filmin ilk yarısına doğru kazançken, “ne anca seks ve cinsellik mi oluyor cemiyetin yegane lüzumu?” diye düşündürdü şimdi her şeyin insanın cinsellik lüzumuyla temellenişi gibi freudyen* analiz etmelere girmiyoruz. bağnaz, bastırılmış ve bunu kılıflayan ve “romantik” yapının “ayh cinsellik ehemmiyetsiz, ehemmiyetli olan duygular” yaklaşımı değil bu denetleme. derken kendileri de bunu sordular. mary sue dedi “e ben hepsinin 10 katı seks yapmışımdır, ben niçin renkli değilim birader?”
    meğerse yetersizi okumakmış.
    sonra bizim personel bi’ cinsli renklenemezken “bully” ekibine diklendi ve renklendi, cesaret gerekmiş.
    çok hoş ayrıntılar bunlar.

    esasta tutucu anlama oldukça galibiyetli biçimde katlanmayı anlatıyor ki tutucu cemiyetin farklılığa hoşluk biçiminde gelse dahi nasıl tepki gösterdiği, serbest bayana tacizleri, vandalizme varan atakları görülüyor. kadının konuttaki işleri, dışarıda iş eforuna katılımının olmaması, ataerkellik… bu da film hayalciliğinden kopuş oluyor.

    dahası duruşma salonunda bill johnson’ın hemen “renkleri ve çizdiğim fotoğrafları sizin kaidelerinize azıcık uydursam, olmaz mıydı?” diye tutuculara kendisini adapte etmeye uğraşması, farklılığa bastıramaması… insanın eforun karşısında ideallerini “yumuşatması”nı sürüyor.

  7. Gittiler hoşum kasabanın içine ettiler

  8. izlendiğine basit basit unutulmayacak en orijinal senaryoya sahip filmlerden biri. özellikle tutuculuğa getirdiği tenkitle de ayrıca galibiyetli. enfes görüntüleri dışında tobey maguire’in ne kadar galibiyetli oyuncu olduğunu görebilirsiniz.

  9. Bu film o kadar güzelime gitti ki ilk kez bağlantıyla alakalı bu kadar eforlu ve doğru bir film seyrettim anlatmak istediği o kadar çok ileti var ki film de insanlar bağlantıdan sakınıyorlar hep aynı terane ama bağlantı kurarak değişiriz başkalaşım bizi geliştirir değişikleştirir yaşamımıza renk katar insanlar ise değişmekten korkar sanki bir öcü örneği süratle büyüyen dünyaya ayak yalanımız gerekli düşünsenize biz insanlar hep bebek kalsaydık ne olurdu hiç bir anlamı olmazdı hayatın büyüyemezdik ama bebek oluyoruz çocuk oluyoruz ergen oluyoruz ve en son olgunlaşıp ihtiyarlıyoruz gelişim daha vücudumuzda başkalaşım gösterirken nasıl olur da başkalaşımı kabul edemeyiz bence harkulade bir filmdi çok galibiyetli bir anlatım oyunculuklar hoş daha ne olsun Sevinçli seyirler Türkiyem

  10. Değişik bir senaryo eşliğinde çok tatlı ve güzel bir filmdi. Oyuncular galibiyetli ve müzikler hoştu. Üzerinde azıcık daha uğraşılabilseydi daha da hoş olabilirdi bence.

  11. her şey iyiydi hoştu, lakin finali yeniden amerikalıydı ;

  12. Başkalaşım,ayrımcılık,ırkçılık tenkidini çok naif yapıp sonunda yeniden Amerikan düşü satan imal.

  13. farklı film.ama sonlara doğru sıkıldım

  14. Kurgudaki bazı mana yanılgıları filmi tenkit etmenize neden olsa da önyargılarınızı bir kenara koyup,inanılmaz bir film seyretmek için kendinizi hazırlamışsanız mucizevi sevinç alırsınız.Amaç yalnızca alışılagelmiş kumpasa karşı gelmek değildi,insanların içlerinde gizledikleri duygular uyandırılarak,hakikat mutluluğun göstermelik değil yaşanmalık olduğunu gösteriyordu film bize.Süre olarak uzun gelebilir hatta yer yer bunalabilirsiniz yeniden de orjinal senaryosu acayip bir zaman geçirmenize neden olacaktır. 7,5/10

  15. Filmin teması içinden geldiği gibi yaşa mutlu ol …iyi de öyle mi peki filmde ulus içinden geldiği gibi yaşayınca natürel olarak belirli bir vakit sonra her cemiyette olduğunda gibi keşmekeş oluşuyor bayan kocasını kandırır üryan poz veriyor içinden geldiği gibi yaşamak dozunda ise hoştur yoksa onsan sınan mahlukat id ilkel benliğini nasıl hakimiyet edebilecek filmde tenkit etilen kaideler değil midir yaşamı yaşanır kılan hemde o kaideleri kendisi koymuşken demem şu ki içinden geldiği gibi yaşamak ihtimalsizdir bunu ayrıca yalnızca ben değil psikiyatr lar da destekliyor

  16. Oldukça galibiyetli bir yapıt. Film gayet akıcı, hiç bunalmadım. İzlemenizi öneririm. 9.5/10

  17. çok hoş başlayıp ama sonradan insanı sıkan bir imal olmuş.Orta seviyeli bir film seyretmek size kalkmış

  18. maziyi aratsada renklerin güzelliğinide gözler önüne seren imal..

  19. siyah beyazın ve renkli filmin buluştuğu hoş bir imal olmuş tobey maguire ve reese witherspoon filme ve karakterelere cuk oturmuş hoşlanarak izlemiştim.

  20. film fena değil. özetle bir çocuk ile abazan ablası siyah beyaz bir filme giriyorlar ve seyreyle tutuculuk eleştrisi… çocuk içine girdikleri diziyi ezbere öğreniyor, abla apaçi türk erkeğinin amerikalı bayan versiyonu. içinde “seks” sözcüğü geçmeyen bir sahnesi yok kızın. yaşamını uçkuruna bağlamış dolaşıyor ortada. film fikir olarak hoş olsada eleştrisini hoşlanmadım. ciddi meseleleri var çünkü filmin. yaşamın renklerinin tamamiyle kumpas bozmaya bağlanması çok kolay geldi. ama izlenebilirliği olan bir film. iyi seyirler.

  21. Film hem siyah beyaz hem de renkliydi.çok değişik bi sinematografisi var ve izlerken sizi uzaklara götürüyor…..

  22. Hoş bir film.