La Tigre e La Neve – Kar ve Kaplan (2005)

La Tigre e La Neve – Kar ve Kaplan (2005)

THE TIGER AND THE SNOW

Roberto Begnini’yi hepimiz Hayat Güzeldir filminden tanıyoruz muhtemelen. Kar ve Kaplan da yine aynı şairane tarzda anlatılan, R. Begnini’nin özgün tarzının her sahneye yansıdığı bir film.

Bir kadına takıntı derecesinde aşık bir edebiyatçı rolüyle başrolde Roberto Begnini var. Aşık olduğu kadının ise tek amacı biyografisini yazdığı Iraklı şair ile birlikte Irak’a gitmek ve şairin hikayesini tamamlamak.. Kadın, hikayeyi tamamlamak üzere Irakta iken Amerika saldırısına denk gelir ve ağır yaralanarak komaya girer. Bu haberi alan deli aşık edebiyatçımız, aşkın her şeyden, ölümden bile öte bir şey olduğunu, bir şeye gerçekten inanmanın her şeyi değiştirebileceğini bize gösterir.. Yer yer gerçeküstü olaylarla biraz fazla şairane bir film olsa da, klasikleşmiş her daim optimist Roberto Begnini üslubuyla çok keyifli ilerleyen sizi güldüren, duygulandıran, “ben olsam ne yapardım” dedirten romantik bir yapım. Güzel sürprizlerinden biri de muhteşem Jean Reno. Şimdiden iyi seyirler!

Kar ve Kaplan (2005) Filmin Fragmanı

Bir Cevap Yaz

    79 Yorum

  1. Roberto Benigni için izlenebilir bi film..

  2. “Attilio De Giovanni, İsmini andığımda, sanki cennetin kapıları açılıyor. Bakiye dek benim olacaksın, ilahlar böyle istiyor. Beni öptüğün zaman, mahşerin dört atlısı şaha kalkıyor ve vücudunu düşündüğümde, tam acılarıma karşın ayaklarımın altında toprak açılıyor sanki.”

    Şiir laflarıyla başlayan, Nicoletta Braschi’nin ruhu hafifleten ses tonuyla ve hoşluğuyla karşı karşıya kaldıktan sonra, anlaşmış ayaklarınızın altından açılan toprağı sezmemek olası mı?

    Rejisör koltuğunda Yüksekokul mükâfatlı Yaşam Hoştur La vita é bela ve Pinokyo Pinocchio filmlerinin efsane rejisörü ve oyuncusu Roberto Benigni oturuyor. Kendine has üslubuyla tanıdığımız rejisörümüz, filmlerini şairane bir şekilde ele almayı beğeniyor. Kar ve Kaplan da, izleyen bireyin gözleriyle değil, vicdanıyla izlemesi gereken bir film.

    Film galibiyetli bir edebiyatçı olan Attilio’nun üzgün ama aynı zamanda gülünç aşk yaşamını irdeliyor. Şair olan Attilio bir üniversitede hocalık yapmaktadır. Terbiyeyi alanda belli bir şöhreti olan Attilio son kitabı ‘Kar ve Kaplan’ı henüz yayınlamıştır ve hem okurlar, hem de eleştirmenler tarafından çok hoşlanılmıştır.

    Ancak kelimelerdeki galibiyetini aşk yaşamında gösteremez.Kesintisiz düşlerine giren, çılgın gibi aşık olduğu Vittoria, onun ısrarcı alakasından bunalmıştır ve kesintisiz olarak önerilerini yalanlamaktadır.

    Attilio gibi edebiyatçı olan Vittoria’nın üzerinde çalıştığı son kitabı, Iraklı bir şairin yaşam öyküsünü mevzu almaktadır Senelerdir Paris’te yaşayan bu şanlı şair Bağdat’a dönmeye hazırlanmaktadır. Şayet savaş patlak verirse Bağdat’da kendi insanlarının yanında olmak istemektedir.

    Vittoria ve Attilio onunla Roma’da buluşurlar. Aradan zaman geçer ve günün birinde Attilio, Bağdat’a dönmüş olan şanlı şairden bir telefon alır. Vittoria yaşam öyküyü tamamlayabilmek için onunla beraber Bağdat’a gitmiştir, ancak ilk Amerikan hamlesinde başından yaralanmıştır ve şimdi vefatın eşiğindedir

    Attili bu acı haberi alır almaz Irak’a doğru yola çıkar. Yaşanılan tüm negatif vakalara karşın Attilio’nun lügatinde umutsuzluk kavramına yer yoktur.

    Filmin başrol oyuncusu Roberto Benigni ve eşi Nicoletta Braschi yaşıyormuşçasına değil de, gerçekten yaşamışlar filmi. İkilinin filmlerinden bu kadar haz almanın, mutlu olmanın, hüzünlenmenin ve aşkı sezmenin tek bir sebebi olabilir; bu da aralarındaki asıl sevgidir.

    Rejisör kodluğunda Roberto Benigni varken filmi araştırma gereği absürt olabilir. Zira rejisörümüz duyguları o kadar hoş işliyor ki, zati bir savaş filminde ancak bu kadar olması gerekir.

    Film bir nevi kendinizi denetlemenize, başka yaşamlara, başka çerçevelerden bakmaya, umuda, umutsuzluğa, aşka, sevgiye, kar ve kaplana hayran kalmaya itiyor. Bu olguları yaşarken, duyguları o kadar yerini seziyorsunuz ki, ağlamak isterken ağlayamıyorsunuz, gülerken doya doya gülemiyorsunuz.

    Rejisör Benigni, bir hayli rejisörün aksine savaşın asıl suratını duygu sömürüsü yapmadan, ayrı bir çerçeveden bize yansıtıyor. Baktığımız bu çerçeveden hakikatinde genel olarak yaşanan savaş dramını ve felaketini gözler önüne seriyor.

    Filmimizin içeriğinde ise savaş filmi özelliğinin yanı gizeme, drama yanı da ağır basan bir yapısı olduğunu fark ediyoruz. En umutsuz anı yaşadığımızda suratımızda bir gülümse, ya da en mutlu ve huzurlu sezdiğimiz anda bir yıkıntı ve acı ile karmaşık duyguları yaşıyoruz.

    Filmin sonuna kadar ne savaşın içine tamamen sokuyor sizi ne de tamamen çıkarıyor. Tercihi yalnızca size vazgeçiyor. Sonlardaki hadiselerin bağlanma sırasında oluşan yanılgılar dışında, filmin genelinde çok galibiyetli bir tamlık mevzubahisi. Filmimizi daha rahat anlayabilmek ve sanatsal tamlığına erişebilmek için dublajlı olarak izlememenizi öneririm.

    Roberto Benigni, Yaşam Hoştur ile minikliğimizde fikirlerimizin, görüşlerimizin, duygularımızın, gözyaşlarımızın, güzergah bulmasına takviyeci olan mutlu insan; bu hoşluğun ve pakliğinle böyle nitelikli ve anlamlı filmlerle hep buralarda olman dileğiyle.

    -Şiir yazmak için tek bir şeye lüzumunuz var: Her şeye!

    ÖSG

  3. Bir çoğuna sıkıcı gelmiş olaiblir ama bence müthiş bir film!

  4. İnsan kendini tekerrüre düşmemeli… “Yaşam Hoştur” filminde ki şahsiyeti izledik bu filmde ama çok fazla sahtelik vardı bence.Bazı sahneleri ise o kadar perişandı ki…Fedakarlık ve aşk vardı ama şiir ve muhteşemlik filmde netlikle yoktu… 6/10

  5. kota düşmanı bir film daha…roberto benigni iyi tamamda nerde senaryo.yaşam hoştur temennisinde değildim ama bu kadarını da beklemiyordum.

  6. gayet hoş yaşam hoştur tadında bi film yalnız kar ve kaplan olayını kavramadım ne alakaysa

  7. bu arada mehmet ali erbilin seslendirmesi harikulade olmus cuk oturmus başka bir deyişle

  8. çekmecemde aylardır bekleyen filmlerden izledikten sonra keşke daha evvel izleseydim dedirten süperdi.mehmet ali dublajı şahsiyete çok yakışmış yeniden vicdanıma dokunup geçti

  9. Tek sözcükle şahane bir filmdi. Roberto Benigni varsa zati hadise bitmiştir bir de yanına Jean Reno’yu almış tadından yenmez olmuş. Bir Yaşam Hoştur beklemeyin tabi ki izlerken o kadar değil ama yeniden de şahane bir film.

  10. sırf sahte olduğu için çoğu aşk filmlerini izlemem.izlesem de o duyguyu filmden bir cinsli alamam.bu surattan romantik filmlere önyargı ile başlarım.ama bu film gerçekten başka.benim için yeri doldurulamaz.zira en beğendiğim romantik film kendisi. asıl bir sevginin bu kadar hoş anlatılabileceğini varsayım edemezdim.kesinlikle izleyin.

  11. bu filmi komedi diye izlemiştim başlarda gülyordum amafilm bittiğinde içmde bir sancı ile bitti izlenmmesi gereken müthiş bir film

  12. Genellikle bir filmi yada oyuncuyu daha evvel galibiyetli olmuş bir filmi ile mukayese etmem ama Roberto Benigni ve Nicoletta Braschi`nin “La vita è bella” sonrası yine bir aşk öyküsü ile toplanışından dolayı mukayese etme gereği duydum. Ben filmi hiç hoşlanmadım; o filme kıyasla hem duygu yoğunluğu hem de oyuncuların performansı oldukça samimiyetsizdi. Film belki bir dram olacak iken hatta daha iyi olacakken geneline bir komedi havası verilmiş olması bu komedinin zorlama ve mizahların ise son derece soğuk olması filmin tadını iyice kaçırmış hele ki Amerikan askerlerin olduğu sahnelerin acemiliği ve mayın tarlasında güldürülmeye çalışılması filmi de acemice göstermiş. Kimi sahneler arasında ki kopukluklar, sebepsiz ve neticesiz sahne geçişleri ise çileden çıkartıyor.

  13. Bayanın son sahnedeki afallamışlığı inanılmaz gerçekten çok nitelikli bir film o sahne çok etkileci

  14. sevdiği kadının yaşaması için elinden gelen herşeyi yapan bir adam rolünde benigni.muhteşem bir film.

  15. “Neden savaşıyorlar öğreniyor musun zira dünya insansız başladı ve insansız bitecek.”
    belkide savaşı en saf biçimde anlatan bir film… Ne söylenebilir ki muhteşem bir film. İzlemeye bin kat bedel.

  16. hem rejisörlüğünü hem başrol oyunculuğunu yaptığı filmini çok hoşlandım. Bu adama ayrı bir büyü var. Netlikle insanı iyi hissettiriyor.

  17. Gerçekten hoşlanan bir insanın neler yapabileceğini anlatan bir film.

  18. sevginin eforunu anlatan etkileyici bi film olmuş hele ki süpriz sonuyla. netlikle öneri ederim.

  19. İşte Zihin Kokan Bir Yapım Filmin Son Anına Kadar Acaba Bazı Yerleri Sıçranmış mı Unutulmuşmu Filan Derken Son Sahnelerde Öyle Bir Saldırı Geliyorki Hayran Kalmamak Elde Değil.Roberto Benigni Ne Denebilirki Muhteşemsin Filmdi Öyle Netlikle İzleyin.
    Puan:10/8.25

  20. ı’m italian, ı’m italian, ı’m italian… çok etkileyici… O sondaki kare ise adamı ağlatacak derece bir niteliğe sahip….insan izliyorda o sonundaki 2 dk kısımda filmin niteliğini gözünde 2-3 kat daha etkileyici bir hale çıkarıyor….

  21. Müthiş ötesi bir filmdi.

  22. Yaşam Hoştur tadında , bunalmadan izlenecek bir film .

  23. Filmin mevzusu gerçekten çok hoş. Roberto kendisine verilen rolü şahane oynamış. Bir adam dram ve komediyi bir arada nasıl yaşatabilir ? Gülüyorken 2 saniye sonra üzülmeye başlıyabiliyorsunuz. Lakin filmin takımını hiç hoşlanmadım. Azıcık niteliksiz gibi gözüküyor. Müzikler oyuncunun sesinin üzerine çıkıyor. Ayrıca soğukkanlı ve suskunluğu hoşlanan bir insan olarak filmi izlerken çok sıkıntılıydım. Gereğinden fazla diyaloğlar vardı. Tavsiyemdir.

  24. Hoş bir romantik komedi, stili itibari ile izlemek isteyenler bu filmi düşünmeden izlesinler. 7.3/10

  25. keyifliydi

  26. 9/10

  27. İyi bi filmdi mehmet ali erbilin seslendirmesi ayrıca gülünç olmuş baya gülünç ve duygusal sahneler vardı. Irak savaşının içine girip islamiyete bulaşmadan hoş bi film yaptıklarını söyleyebilirim

  28. Çok hoş bir filmdi, izlerken gerçekten de zevk alıyorsunuz. Roberto Benigni yeniden mükemmeldi.

  29. izlenmesi ve öneri edilmesi gereken bir yapım