Kumsal – The Beach (2000)

Kumsal – The Beach (2000)

Yol filmi sevenlerin keyif alacağını düşündüğüm bir film The Beach. Atmosferi gerçekten harika ve kitaptan uyarlama bir film olmasıyla beraber,hikayesiyle de ilgi çekici. Bir yol filminden beklenenleri gayet karşılıyor diyebilirim.Kendisini bir yol filminden ayıran özelliği ise,bir yol filmine oranla eleştirel bir bakış açısının olması.Hatta alttan alta bir felsefi düşünceye sahip diyebilirim.

Oyuncu kadrosunda;Leonardo DiCaprio,Robert Carlyle,Guillaume Canet,Virginie Ledoyen gibi isimler yer almakta.

Kısaca hikayesinden bahsedecek olursam;Richard(Leonardo DiCaprio) Amerika’dan,Tayland’a  farklı bir arayış ve macera tutkusuyla seyahat eder.Onun için seyahat,onlarca kilometreyi katedip televizyon seyretmek,evlerimizde ki konforu ve güvenliği aramak olmamalıdır. Tayland’da kötü bir otele yerleşir.Otelde Fransız bir çift ve Daffy adında kaçık olduğunu düşündüğü bir adamla tanışır. Daffy, Richard’a kimsenin bilmediği cennet gibi bir adanın varlığından bahseder ve  buraya kimsenin gidemeyeceğini söyler. Richard bu hikayeye inanmasa da onun için macera artık başlamıştır.

Kumsal – The Beach (2000) Filmin Fragmanı

Bir Cevap Yaz

    93 Yorum

  1. reel dünyadan kendilerini soyutluyan ve kendi kaidelerine uyan bir adada kendi kabilesini kuran topluluğu anlatan hoş bir film.

  2. Dicaprio etkeniyle, tüketim cemiyetinin kalıcı alışkanlıklarının kapitalizmin ötesine geçtiğini gösteren doyurucu bir üretim. Film zati bütün anlamıyla minik bir azınlığın kendi ütopik dünyasındaki mutluluğunu anlatmış. Medeniliğin o iğrenc cilasından çıktıgında neler olabileceğine değinmiş

  3. YORUMUM SPOİLER KAPSAR..! Filmin mevzusunu, kadrosunu görüp ve ilk 10 dakikasını izledikten sonra imdb puanı neden bu kadar düşük acaba diye meraklandım. Ama çok geçmeden yanıtımı aldım. Film gerçekten bomba gibi başladı. Ama ne yazık ki öyle devam etmedi. Bikere Hollywood’un artık alt metin vermeden şahsiyetleri bir anda filmin mevzusuna dahil etme kavrayışına sahip filmlerini o kadar çok izledik ki artık kabak tadı vermeye başladı. Tamam kendini arayan ya da filmin deyimiyle evindeki huzuruna sahip olmaya çalışan bir adam var ama çılgının birinin verdiği haritayla bir hayalin peşine gitmesi, hiç tanımadığı insanların hemen öneriyi kabul etmesi, Etienne kişiliğinin nedense sevgilisini inatla Richard’a vermeye çalışması, Makûs gösterilen Bugs kişiliğinin Sal ve Richard’ın uyuduğunu bildikten sonra Richard’a tepki bile vermemesi ve daha bunun gibi bir çok minik görünen ama birleştiklerinde filmin neredeyse tamamını oluşturan ayrıntılar filmi iticiliğe çekiyor. Ayrıca bıçakla köpek balığı öldürmek nedir ya Recep İvedik izliyor gibi hissettim yemin ederim. Bir de son olarak Richard filmin 2. yarısında baya bi çıldırdı, kafayı buldu, bir şeyler oldu. Artık isme koşullarından mı çıldırdı yoksa ot, mantardan dolayı kafayı buldu da o biçimde kafa mı yaşadı öğrenemem ama gerek bacağını kopan adamı boğarak öldürmesi gerek te adayı sonradan ziyaret eden gençlerin vefatına sebebiyet vermesi benim seyir zevkimi yalnızca almakla kalmadı sanki film bu sahnelerle seyir zevkimi darp etti, vurdu, yerden yere vurdu. Ne ara adaya geldin de ne ara insan öldürmeye başladın be adam? Özetle İlk yarısı yeniden kurtarır gibiydi ama ikinci yarıda film öyle yerlere gitti ki ne izleme aşkı kaldı ne de zevk. Muhakkak bir zamandan sonra bitse de kurtulsam modunda izledim filmi. Valla ben çok nasihat etmiyorum sarihçesi. Daha iyi bir alternatifiniz varsa onu değerlendirin tenim. Yeniden de siz öğrenirsiniz tabi. İzlemek isteyenlere iyi seyirler. 5.5/10

  4. bunalmadan izleyebileceğiniz bir film 7.8/10

  5. Danny Boyle ve Leonardo di caprio adını görünce izlemeye karar vermiştim çok pişmanım uzak durun.

  6. Bu filmi izleyince tabi bir kısmı hepsi değil bana Ütopya adında bir kitap vardı yanlış anımsamıyorsam yazarı Thomas Muhre idi işte onun yazdığı bir romanı çok az da olsa andırdırdı şöyle bir senaryocu kitap kısmına girdim ki buda kitaptan esinlenen bir esermiş ama yazarlar değişik tabi. Neyse filme gelecek olursak herkesin içinde bu kalabalık yaşamdan uzaklaşıp suskun serinkanlı bir yerlere kaçma isteği vardır tabiat ve denizin iç içe olduğu bir yerlere film bu mevzu üstünde çok hoş değinmiş. Filmde yer alan o deniz o kumsal o ağaçlık alanı görünce insanın kaçıp gidesi geliyor lakin Tayland a gitmeye de gerek yok egemiz karadeniz bölgemiz bu mevzuda bin sürükler kalitede. İşte filmde bu güzergahtan insanı kendine sürükleyen bir şeyler var dostlar. Gelelim oyunculuğa Leonardo reyizden bahsetmeye gerek yok adam gene sevinmiş ama onun dışında en çok göze çarpan ad ise Robert Carlyle olmuş diyebilirim rolü çok kısa olmasına karşın filme olan katkısı bir o kadar fazla diyebilirim. Netice olarak tabiatı ve serüveni beğenir biri iseniz bence izlenmeyi hak eden bir yapıt.

  7. 7/10

  8. Replikler hoş, değişik bir film. Çok oyunculuk beklememek gerekli. Neticede gençlik filmi stilinde çekilmiş.

  9. Değişik ve hoş bir üretimdi..

  10. Leonardo’nun dons plum’dan sonra en makûs filmi diyorum. Çok vasat. Zaman kaybı..

  11. Di Caprio hayranı olarak tüm filmlerini izlemeye çalışıyorum. Bu film iyi bir serüven filmi olarak başladı ilerledikçe psikolojik-gerilim güzergahı ağır bastı istediğim son şey hoş bir finaldi ama o temennimi karşılamadı. Film içinde de bazı gel-gitler yaşadım ama oyunculuklar iyiydi bi biçimde izliyorsunuz ama çok fazla zevk alıp iyi süre geçirme garantisi sunmuyor film onuda söylemeliyim. 10/6

  12. film çok iyidi. leanorda o zamanlardada harikulade bir oyuncuymuş.

  13. Ne filmdi ama. Hayaller dahi hiç bu kadar müthiş olamaz herhalde?! Leonardo da bir maden olduğu taa çocukluğundan, gençliğinden muhakkak.

  14. Filmi izlediğimde adadaki hayattan gerçekten etkilendiğimi söylemeliyim. kesintisiz bir koşuşturmaca ve iş yaşamının bize dikta ettiği bu tekdüze ve anlamsız hayat stilinden büyük kentlerde yaşayıpta rahatsız olmayanınız var mı? Bence Leonardo Di Caprio büyük oyuncu.Girdiği her rolun altından kalkmasını bildi.Değişik bir öykü ve hayat stili ayrıca isme yaşamını beğenen meceraperest ruhlu şahıslar için bu filmi gerçekten tatmin edici.

  15. meselesiz ütopya yoktur. 8/10

  16. Yılan kanı içmek ister misin ? ^-^

  17. Leonardo’nun içinde olduğu filmin makûs olmasının olanaksız olduğunu öğrenerek rahat rahat devamlı izledim. Boş yorum yapanlara da diyeceğim tek şey, dünyayı kemiren asalak kanserliler hahahahsd

  18. The Beach deli bir serüven arayan biz gençlere göre bir film. Yevmiye hayattan bunalan, hakikati kaybeden bir gencin öyküsü anlatılıyor. Benim de zaman zaman aynı duygulara yaşadığım oluyor; ancak daha sonra yeniden telefonuma sarılıyor, süre öldürüyorum. Filmde Richard’ın tetris oynadığı sahnede bana bunu hatırlattı. Kumsal, hatasız bir ütopya; ama bu harikuladelik dahi ebediye kadar işleyemiyor. Şahısların çıkarları, aşk vb. nedenler kumpası bozuyor. Filmin hoşlanmadığım yanı sonu oldu. İlk yarı süresince ‘neler oluyor, ne olacak’ dedirten film, ikinci yarıda sıkıcı ve tesirsiz bir sonla bitiyor. Vermeye çalıştığı iletiler de tesirini kısmen yitiriyor. Oyunculukların öne çıktığını düşünmüyorum. Hoşlandığım yanlarından biri, bana cesaret vermesini sayabilirim. Genel olarak zaferli bir film. 7.3

  19. Vay be. Sağlam filmdi. Oyunculuk ve asiyon üst seviyeydi

  20. tv de oynadığında ilk olarak izlemiştim tekerrür izledim gerçekten çok hoş bir film her sahnesi serüven ve aksiyon dolu filmi bunalmadan müddetin nasıl geçtiğini kavramadan izledim leonarda her zamanki gibi yeniden çok zaferli oyunculuk sergilemiş yeniden nitelikli bir film tilda swinton da çok zaferli hoş kadro hoş mevzu müzikler de süper izlemeyenler netlikle izlemeli. 10/10

  21. 7.7

  22. Biz insanlar var olduğu sürece harikuladelik diye bir şey yoktur ağabeycim. Buradan bunu kavrıyoruz. Sen nerede olursan ol biz insanların içinde ki makûsluklar her vaziyette kendini gösteriyor. Üstteki dostumun da dediği gibi reelinde filmdeki isme benim için cennetlik bir yer netlikle değil. Ben kalabalık beğenirim, çaba etmeyi, keşmekeşi, gösterişi, ihtişamı, müsabakayı beğenirim. Ama filmde ki mevzu bu değil, nerede nasıl olursan ol, insanoğlu içinde ki pisliği, egoistliği ve makûsluğu her yerde ortaya koyuyor. Bizler olduğumuz sürece cennet diye bir şey daha henüz yok. İzleyin hakikatleri suratımıza çarpan bir film. 10/8

  23. Leonardo DiCaprio’ya uyuz oldum bu filmde ama filmin mevzusu mekanlar harikaydı.

  24. iyi bir filmdi izleyin

  25. bence filmden çıkacak netice cennette dahi ebediye dek cümbüş ve huzur olmayacağı

  26. Leonardo DiCaprio’ya uyuz oldum bu filmde ama filmin mevzusu mekanlar harikaydı.

  27. Guzel serüven filmi beşerin her yerde insan oldugunu gosteriyor

  28. Hayalini kurduğumuz müthiş ıssız ve bize özel isme hayatı olmuştur bir çoğumuzun kendi cennetimiz olarak görmüşüzdür hayal etmişizdir planlamışızdır böyle yerleri. Fakat bu asla reel bir cennet olamaz ve olmamıştır da. Bir yerden sonra cennetin bittiğini anlatan bir film. Hoştu da cennettimizin seçenek gözlerden hayatını izliyoruz bir nevi. Leonardo’nunda can vermemesi afallattı açıkcası ama yeniden filmin sonunda mutlu olmayan taraf olmuş. Özel bir üretimdi. 10/7.8

  29. Seneler evvel TV de izlediğim bir filmdi. Şimdi tekerrür izledim hoş orta seviye bir film. Bunalmadan izleyebilirsiniz. İzlemenizi nasihat ederim. Kadro iyi iş çıkarmış.

  30. müthiş değil ama hoş.

  31. dostlar severek bunalmadan izledim. iki saat olduğuna aldanmayın. kesintisiz aksiyon var denebilir. filmin mevzusu, mekanlar şahane : Di Caprio yeniden Di Caprio’ydu…

  32. Üstü makûs insanlarla dolu altıda cennet bi isme düşünün herkesin öğrenmediği saklı tutulmuş..Filmde cennet reelinde huzuru bozmayan az insanın bildiği bi yer olarak nitelendirilmiş ve cennette dahi istenmeyen şeyler olabilir üstte uyuşturucu var ama alttaki yeri etkilemiyor ve saklı kalma mevzusunda çok katılar belkide tek kaideleri ve bu mesele yaratabilir ve ne olursa olsun bi adada hekim bulunmalı bence ona karşın cümbüşü bozmayan bi yer…Filmin mevzusu enteresan ama ortalamaydı boş zamanınız varsa izleyin.

  33. Leo’nun en sağlam filmlerinden gerçekten hoş bir film.

  34. Yaniiii. O kadar da ahım şahım bi film değildi sarihçesi. Hoş miydi evet hoştu ama bi şaheser de değildi. Boş müddetlerde değerlendirmek için idael olabilir. Genç DiCaprio yu izlemek için de hoş bir fırsat.

  35. leo’nun oyunculuğu gerçekten müthiş.filmin çekildiği alanlar insana seyir zevki veriyor.herşey 10 numara kesinlikle izleyin.

  36. sene 2000 olmasın.

  37. o değilde ben ne diye ağladım ya??

  38. Çoğu insanın olduğu gibi benimde hayallerimin arasında gitmek var.Gitmek ama paldır küldür,sorgusuz,sonunu düşünmeden..Ama kendime hep sorduğum sual şu: ”Nereye ? ” İnsan bulunduğu yerden daha iyi bir dünya daha mutlu olabileceği bir yer olduğunu düşünmeden nasıl yaşayabilir ki.İster tabiatın yasayı deyin ister insanlık..İnsanın içinde her zaman daha iyi bir yer hatta cennet hayali yatar.Filmde reel muhteşemliği ararken evvel insanları insanlıktan çıkaran metropol yaşamından,paradan uzaklaşıp kısa bir mutluluğun ardından kendide boğulduğu anlatılmaya çalışılmış..Ne kadar zaferli olmuş yada ileti istenilen yere gitti mi bu sualler tartışılır..İzleyin ve birde siz açıklayın tenim..

  39. Müthiş bir film diyemem ama izlenebilir seviyede. Zamanınız varsa izleyin tenim yoksa bir şey kaybetmiş sayılmazsınız :

  40. Film öyle bir başlangıç yapıyor ki izleyiciye adanın hoşlukları ve Richard’ın çemberinde büyüyen vakaları işleyerek izleyenleri içine çekiyor.Ama gençler arasında ki aşk üçgeni ve kolay konuşmalar ile filme gölge düşürecek sahnelerde mevcut.Özellikle finale yanaşırken son kısımlar sıkıcı olmaya başlıyor.Finali de kolay kalmış ne yazık ki. Dicaprio için izlenir ama daha iyisi olabilirdi.10/6

  41. leonardo dicaprio oyunculuğunu yeniden konuşturmuşşş.

  42. Mevzu hoş ama adada yaşanan afaki o kadar çok şey var ki keşke Bangkok’da kalsaydı hiç gitmeseydi diyosunuz : Kolay aşklar , suni diyaloglar ve serüveni dahi bi farklı olan böylesine bir filmde Leo nasıl rol almış enteresan doğrusu.Beğenenlere hürmetim ebedî ama benim puanım altı…O da Leo’nun hatrına.

  43. kendini izlettiriyor. oyunculuklarda hoş.