Klass – The Class (2007) 1

Klass – The Class (2007)

klass, the class, sınıfPek bilinmeyen ama çok güzel bir film arıyorsanız Klass önerilecek ilk filmlerden biridir. Ama ben bu filmi izlemeyi uzun süre erteledim. Sebebi ise yorumlarında sürekli çok sinir bozucu film, sağlam sinirlere sahipseniz izleyin, küfür etmeden izlemek imkansız gibi şeyler görmemdir. Bir gün merakıma yenik düşüp açtığımda filmi gerçekten beklediğimin çok üstünde bir film buldum. Evet sinirlerinizi bozuyor film ama şunun garantisini verebilirim filmi izlediğinize kesinlikle pişman olmayacaksınız. Filmin bu kadar etkileyici olmasının sebebi gerçek hikayeden uyarlanması olabilir. Film seçerken Amerika yapımlarıyla sınırlandırmayın kendinizi gerçekten diğer ülkelerden de başyapıt sayılabilecek filmler çıkıyor. Estonya yapımı olan bu filmde bunlara bir örnek sayılabilir.

Filmimizin konusuna gelecek olursak Joosep kendi halinde, içine kapanık bir çocuktur ve okulda sınıf arkadaşları tarafından sürekli sözlü ve fiziksel hakaretlere maruz kalmaktadır. Bunlara karşı sessiz kalan Joosep’ e uygulanan şiddet gün geçtikçe artmaktadır. Sınıf arkadaşlarından Kaspar’ ın bu duruma daha fazla dayanamayıp Joosep’ e yardım etmeye başlamasıyla her ikisi içinde dayanması zor günler başlar.

Üstüne düşünülmesi gereken senaryosuyla, çoğu oyuncunun ilk filmi olmasına rağmen başarılı oyunculukları ve vurucu finaliyle Klass kesinlikle izlenmesi gereken bir film. Dram ve suç türündeki bu filmi izlemek isteyenlere şimdiden iyi seyirler.

Klass – The Class (2007) Filmin Fragmanı

Etiketler: , ,

Bir Cevap Yaz

    73 Yorum

  1. Bir gurur sorunu
    – Size karşın can vermeyeceğim..

    Güç geçen gençlik senelerinden soğuk ve sert çizgiler.Bencilliğin en üst noktaya çıkması ve bunun neticesinde her şeyin çok farklı bir ebada ulaşması.Makûs olan yanınınsa bu tamamıyla anormal gidişatın banal bir hal alması.Anormal bir hayat stilinin benimsenmesi.Bunların hepsi Estonya’da bir sınıftan alınma ruhsal portreler..

    Görmek istemeyeceğiniz bir düş ve yaşamak istemeyeceğiniz bir yaşamdan yedi günlük bir kesit.Yaşananlar o kadar soğuk ki bu soğuk artık izleyeni içten içe rahatsız ediyor.İnsaniyetin bittiği ve insan dışı olan her şeyin mübah olduğu bir dünyada yedi günlük kesit.Dostluğun,dostluğun,sevginin ehemmiyetsiz bir şey olarak rafa kalktığı,bunların yerini şiddetin,vahşetin aldığı,2007 Estonya imzalı hakikat ve hali hazırda daha varlığı süren hadiseler dizisi..

    İzlerken hep usunuzda dolaşan hakikat,’hiç kimseye hasarı değmeyen bir insanı kabullenmek bu kadar mı güç’.Bütün sınıf Joosep’e karşı.Ta ki Kaspar onun gözetmeye geçene kadar.Fakat bu gidişatla beraber her şey daha çok içinden çıkılmaz bir hal alıyor ve bu saatten sonra olacakları daha fazla izlemek insanın içini acıtıyor sanki..

    Yedi günlük bir felaket parodisi.Filmin soğuk bir yer olan Estonya’da geçiyor oluşu filmi daha da buz gibi hale getirmiş.Karakterlerin hunhar ve umarsız davranışları,giydikleri mat renkler ve her an kokan buram buram sevgisizlik filmi daha korku verici bir hale getiriyor.Üstelik bunu o kadar sezdiriyor ki birkaç sevgi sahnesi filmin içinde oldukça kolay ve yüzeysel bir hal alıyor.Bu ebatlarıyla film vermek istediği iletileri daha eforlu bir biçimde veriyor ve tüm atmosferini bitiriyor..

    Ve final..Filmi ayrı bir yere finali ayrı bir yere koymak gerek.Gerçekten tasvirsiz ve ‘tüm bu yaşananlara bedel miydi’ diyeceğiniz cinsten bir final..İzledikten sonra pek çok şeyi durup düşünmenizi sağlıyor..

    Part Uusberg üst seviye bir oyunculuk çıkarmış.Bu kişiliği tüm istikametleriyle,benimseyip iyi bir biçimde açıkladığını düşünüyorum.Her doğrultusuyla yansıtmış..

    İzlerken Ben-X filmi de usuma geldi gerçi ama bu film Ben-X e göre çok daha hakikatçi ve daha sansasyoneldi..

    Zaman zaman haberlerde de karşılaştığımız cinsten hadiseler.Ne yazık ki böyle öyküler günümüzde gerçekleşebiliyor.Fakat filme baktığımızda bu gibi hadiselerin çok daha derin ve çok daha geçmişten geldiğini görmek muhtemel..

    Avrupa sinemasından ‘hakikat’ bir film misali daha. Estonya imzalı ve ehemmiyetli reellere ışık yakalamış sansasyonel ve bir o kadar da etkileyici bir yapıt..

    Puanım: [7/10]

    ‘İyi seyirler’..

  2. Çok evvelleri Bang Bang You Are Dead filmini izledikten sonra usuma takılan başka bir filmdi ve geçenlerde izleme fırsatı bulduğum bir film oldu. Buna hiç şüphe yok ki film insanı derinden etkiliyor. Sessiz serinkanlı bir talebeye durmadan hem laflı hem de darp anlamında şiddet uygulayan talebeleri izledim. Filmin hakikat yaşamdan alındığını dinleyince daha da korkuya düştüm böyle bir film beklemiyordum. Her zaman söylerim abd sineması ile hudutlu kalmayın diye inanın kıyıda köşede bizleri bekleyen o kadar çok film var ki buda onlardan bir tanesi diyorum şiddetle öneri ediyorum ve şimdiden tam herkese iyi seyirler diliyorum.

  3. Senaryo farklı ama bir o kadarda tahammül edilmesi güç zira 80 dk hep dayak yiyen ürkeklerin öyküsü var.Sinir sistemlerimi alt üst etti diyebilirim hatta orda olup joosep’e bir dayakta benim atasım geldi o derece asap bozucu bir flim.Puanı 8.5 azıcık fazla sarihçesi hoş flimde olsa bu kadar puanı haketmiyor sebebine gelince zaman olarak tokat oğlan tiplemesinin çok uzun sürmesi ve sonun saniyeler içinde noktalanması muhakkağım herkes keşke intikam daha farklı ve daha acımasız alınsaydı demiştir.Hakikat yaşamdan esinlenmesi en etkileyen istikametiydi ve iyiki pisliklere böyle bi son yaşatmışlar.Tenkit olarak en fazla aralarda konan kısım yazılarını söyleyebilirim bana göre çok gereksizdi.İzlerseniz netlikle zaman kaybınız olmaz. 10/7.5 ideal

  4. Artık kavradınız.. Estonya’nın nerede olduğunu dahi öğrenmiyorum. Çok çok ufak bir bütçeyle kotarılmış olduğu her karesinden muhakkak olan imal, sinemanın reelde ne demek olduğunu en iyi biçimde özetliyor. Bugün izlediğim eş demek istemiyorum ama mecburim bir film için yaptığım yorumda bütün olarak bundan bahsediyordum. Sağlam asap gerektirse de kesinlikle izlemenizi öneri ediyorum. İyi seyirler.

  5. Ben bu kadar asap bozucu bir film görmedim.Şayet makûs laf kullanan biriyseniz,yanınızda çekineceğiniz birisi olmasın bu filmi izlerken.O kadar hoş yansıtılmış ki,sanki o filmdekiler hakikatmiş gibi geriliyorsunuz,hiddetleniyorsunuz hatta makûs laf dahi çıkıyor ağzınızdan.Ayrıca öykünün hakikat vakalara direnmesi gerçekten üzdü beni.Burdaki makûs yorumlara netlikle bakmayın.İzledikten sonra hoşlanacağınıza muhakkağım.Netlikle izlediğim en realist filmlerden biri.

  6. giriş basmakalıptı, büyümede şok geçirdim netice ise bütün bir final 😀 bu filme böyle final yakışırdı. hak ettiler zati. umarım ders olmuştur bu stil insanlara. benım anlamadıgım koca sınfta yalnızca bir şahsın vicdanı vardı. nasıl memleketmiş. türk insanı aile yetiştirmede bence süperiz. azıcık emoluk kroluk olsada vicdanımız var. neyse bunu kesin ızleyın derım 10/9

  7. yorumlara aldanıp izledim ama yorum yapanlar liseliydi galiba..filmin ne denli perişan olduğunu uzunca anlatılabilir ama kısaca beş para etmez..

  8. İzlediğim ilk Estonya imali film olmakla birlikte çokta asap bozucu bir seneryoya sahip.Film kuzey avrupa soğukluğunu size hissetirsede oyunculuk niteliği bakımından hoşnut edici bir düzeyde.Hakikat vakalara direnmesi daha da vurucu bir biçimde etkilenmenizi sağlıyor.Öneri ederim dostlar.Puanım 7.8/10

  9. İnsanın psikolojisini zorlayan bir film,izlerken istemsizce oluşturduğunuz o yumruğunuz,mektep idareyicilerinin davranışları..Artık onlar için seçecek bir yol kalmıyor ve beklenen son geliyor.Yaşanmış bir hadise olmasına insan inanmak istemiyor.Film bana azıcık ”Yaradan Şehir” filmini anımsattı öğrenmem katılan olur mu ama? İzleyin! 7/10

  10. Hani bazı filmleri tamamladığınızda içinizde bir düğüm oluşur, şöyle minikten bir sallar sizi film, kendinize gelmeniz için soğuk bir su içmeniz, azıcık da hava almanız gerekir. Kuzey Avrupa ülkesi Estonyalı yurttaş Ilmar Raag‘ın Klass isimli filmi de işte böyle bir özelliğe sahip. İzledikten sonra neye uğradığınızı şaşırıyorsunuz.Klass, sıradan bir lisedeki talebeleri anlatıyor. Bu talebelerin, son senelerde iyice popülerleşen “şiddete meyilli” sıfatıyla epey alakalı olduklarını söyleyebiliriz. Sınıfta seçtikleri bir dostlarını şarlatana çevirip kesintisiz alay ediyorlar, çoğu zaman da vurup istediklerini söyletiyorlar. Üst seviye şekilde içine kapanık Joosep isimli şahsiyetimiz de bu dostlarının cümbüş ismini taktıkları şova ses çıkaramayıp yapılanları kesintisiz sineye çekince, personeller azmaya, yaptıklarının şiddetini her geçen gün çoğaldırmaya devam ediyorlar haliyle.Hakikat öykülerden uyarlanan film, başlı başına bir sistem tenkidi. Ama tenkit etmediği yer kalmıyor. Eğitim sisteminden girip, ailelerden çıkıyor, hocalardan dalıp etraftan çıkıyor. Ergenlerin ne kadar başı boş vazgeçildikleri, kendi evladının sözüne güvenmeyen ebeveynler, yapılanları görmezden gelmekle kalmayıp bir de üstüne körükle giden hocalar, şiddet yanlısı gençlerin ne ebatlara ulaşabileceği.Rejisörün anlatmak istedikleri hakikatinde çok çok ehemmiyetli de, ama natürel kavramak isteyene.Klass’ın vurucu öyküsünün yanı gizeme bir de oyuncuları var. Gençlerden oluşan bir kadro ve hemen hemen hepsinin daha ilk sinema filmleri. Ama oyunculuklar o kadar doğal ki, onlarla birlikte o sınıftaymışınız gibi seziyor, Joosep’in yaşadıklarını yaşıyor ve bağırmak istiyorsunuz. Hatta hani azıcık küfür dahi etme şöhretsiniz olabilir.Sonuç olarak Klass, her açıdan ehemmiyetli bir Estonya filmi. Es geçilmeyecek bir tenkit filmi. Çok ehemmiyetli bir başkaldırı filmi.Klişelerden sıyrılan mevzusuyla ayırdığınız süreye netlikle dokunacaktır diye düşünüyorum..10 / 8.8

  11. Bi dostumun teklifi üzere istemeye istemeye tipik ergen filmi sanarak izlemeye başladım. Lakin yanılmışım, hiç te sandığım gibi olmadı şahane bir senoryayla karşı karşıkarşıyaymışım meğerse.. İzlediğim ilk Estonya imali filmdi gerçekten çok doğal oyunculuklar gördüm. Finali afallatıcı ve etkileyiciydi. Herkese önerilir 9/10

  12. Joosep’s Father: Kavga Etmeyen biri, zamanı gelince kaybeden biri olmaya mahkumdur…

    Yaşamın içinden ders kalitesinde bir film. Bu cins hadiseler çoğumuzun başına kesinlikle gelmiştir. Mektep yaşamında, sınıfa başkaldırmak öyle basit bir şey değildir. Bunu yaşayanlar öğrenir. Ben de yaşamıştım buna eş şeyleri minikken. O zamanlar çocukların şuursuz tavırları en üst düzeyde oluyor. Bu tutumlara maruz kalan çocuklarda da stres, mutsuzluk, öz güven kaybı, zafersiz olma duygusu oluşuyor. Sadece “mektebe git ve konuta dön” aşaması boy göstermeye başlıyor. Çocuk kendini sınıftan soyutluyor ne yazık ki. Bir robota dönüşüveriyor. Ve geleceği ismine bu onun için büyük bir imhadır bana göre. Filmdeki oyuncuların hemen hemen hepsi acemi oyuncular, başka üretimlerde boy göstermemişler. Bu surattan oyuncu performansları çoğunun epey düşük. Epey de göze batıyorlar. Başrolde karşımıza çıkanların performanslarını ayırıyorum genelden. Onları galibiyetli buldum. Vallo Kirs Kaspar ve Pärt Uusberg Joosep. Bu ikili filmi alıp götürüyor zati. Final ise intikam ve kan kokuyor.

  13. Mektebe gitmemizin emeli birşeyler bilmek ve hoş dostluklar kazanmak.

    Ama bu mektepte bütün tersi şeyler dönüyor. Dostları nasıl bu denli acımasız olabiliyor görüyoruz. Sonunda tokat yemiş gibi olabilirsiniz. Oldukça tesirli sallayıcı bir film.

  14. Yaşanmış Bir Hadise Olması İnsanı Derinden Etkilesede.Böyle Hadiselerin Bazı Misallerine Neredeyse Tüm Mekteplerde Göreöğreniyoruz Ne Yazıkki.Hakikatinde Tabiatın Bir Yasayıdır Bu Eforlunün Eforsuzu Ezmesi Ama Biz Düşünebilen Ve Neyin Doğru Neyin Yanlış Olduğunu Anlayabilen Canlılarız Ve Şiddetin Hertürlüsüde Yanlış Bir Tutum Biçimidir.O Yaşlarda İnsana Cazip Gelebilen Tavırlar Oluyor Bunun Artta Bir Sürü Sebep Var Ehemmiyetli Olan Belli Bir Yaşa Geldiğimizde Bu Meyillere Karşı Koyabilmektir.Filme Gelcek Olursak Müthiş Bir İmal Olmuş Herkeze Öneri Ederim. Şiddet Şiddeti Doğurur.
    Puan:10/8.5

  15. Oyun bitti ve kazanan…? neyse izleyince görürsünüz :
    asap krizi geçirmek için birebir.

  16. Ah ulan dalacam laptoptan içeri haydarlan saldıracam. Sinir küpü oldum. Oyunculuk 10/1000 yemin ediyorum yok böyle bir şey.

  17. filmin içine girip intikam intikam diye haykırırken buluyorsunuz kendinizi.

    kaspar adamsın

  18. Tüm samimiyetimle söylüyorum; azıcıkçık duyguları olan bir insan filmden çok çok etkilenir.
    Netlikle izlemenizi öneririm, verdiği ileti, var olan farklı hava, dehşetengiz bir son…
    Başrol oyuncuları gerçekten gelecek vaad eden çocuklar ki şu an o gelecekteyiz. Çünkü film 2007! Hakikatinde film için söylenecek en doğru tümce, ETKİLEYİCİ olacaktır.
    Şiddetle öneri ederim.

  19. Büyük temennilere girmeden izlenebilir,mübalağalı yorumlara şaşıyorum…

  20. Avrupa sinemasında dram işini öğreniyorlar dost! Bazı dram cinsindeki yapıtların aksine akıcılığıyla göz dolduruyor. Film bittiğinde gayet tatmin olmuştum. Demem o ki netlikle boş değil. Ne yazık ki bunlar dünyanın her yerinde görülen tavırlar. Sadece lise ile de hudutlu değil! Anaokullarından tutun, iş yaşamına kadar uzanan bir insanlık ayıbı. Bize düşen vazife ise kardeşlerimize, çocuklarımıza bu vaziyet karşısında nasıl davranmaları gerektiğini tembihlemek, kendileri maruz kalmıyor olsa dahi dostlarını gözetmeleri veya uyarmalarını sağlamak. Bunun espritüel canlandırması 21 Jump Street filminde ele alınmış. Bunun yanında söylemeden geçemeyeceğim, yaşamımda ehemmiyetli bir yer edinen nasihatı yazmak isterim ki kendisi yeniden bir filmden gelmektedir. Barnyard filminde Otis’in babası oğluna: ” Bir erkek kendini gözetebilendir, eforlu bir erkek ise etrafındakiler de gözetebilendir.”

  21. film neyi anlatmak istiyor derken bitiverdi , yorumlardan yola çıkarak izledim netlikle öneri etmem, 10 / 5 5 dahi fazla ya neyse…

  22. Avrupa sinemasını beğeniyorum, Hollywood’a göre çok daha hakikatçi ve yaşamın içinden. Bu filmi de önyargısız açıp izledim o surattan. Mevzusu hoş fakat sonuna gelene kadar asaplarım alt üst oldu. Çok asap bozucu sahneler var. Ama sonda hem gevşedim hem üzüldüm. Farklı bir şeyler görmek istiyorsanız izleyebilirsiniz.

  23. 1999 tarihli Columbine Lisesi Kırımın dan yola çıkılarak anlatılan hakikatçi bir drama. Burada hadise döngüsü bir hafta da geçiyor, psikolojik olarak daha banal çocuklar üzerinden baskının ve aşalanmanın getirdiği duygular üzerinden intikam stili bir eylemle sonuçlanıyor. Yoksa orjinalin de biri intihara eğilimli psikolojik meseleleri olan bir gençken, ötekiyi fazla disiplinli bir askerin çocuğu ve eşçinsel olduğu için sürekli taciz edilmiş.
    10/7