In The Heart Of The Sea – Denizin Ortasında (2015)

In The Heart Of The Sea – Denizin Ortasında (2015)

Moby dick romanından uyarlanan “In The Heart Of The Sea”bence yemede yanında yat bi film olmuş.Görsel olarakta oyunculuk olarakta kurgu olarakta lezzetli bi film.Ben deniz sevdalısı biriyim o yüzden olsa gerek daha bi içime sindi film.Bi taraftan denizin heybetini, korkutuculuğunu hissederken bi taraftanda denizin cazibesini,çekiciliğini hissedeceksiniz bu filmde.

Konusuna gelicek olursak.Balina yağının farklı sektörlerde kullanılmaya başlanması balina avcılığının yaygınlaşmasında neden olmuştur.Başrol oyuncumuz  Owen chase  essex adlı bir geminin kaptan yardımcısı olarak balina avına çıkmak için denizlere yelken açar.Filmde bazı yerleri canice bulabilirsiniz.Ancak filmi sonuna kadar izlerseniz doğanın bu caniliğe verdiği cevabı görecek ve karışık duygular içinde filmi tamamlayacaksınız.İyi seyirler…(izledikten sonra görüşlerinizi yorum olarak yazarsanız çok mutlu olurum.)

İMDB:7.0

Denizin Ortasında (2015) Filmin Fragmanı

Bir Cevap Yaz

    34 Yorum

  1. Efektler kolay olmuş. Avlama aleti bana çok absürt geldi. Hoş izlenebilir film ama mübalağa etilecek bir yanı yok. Sıradan çerezlik kolay efektli bir filmdi bence. Nasihat ederim ama izlediğinizde müddetiniz kaybolmayacak.

  2. makûs bir film diyemem ama çok fazla da temenniniz olmasın. Sinema filminden çok bayramlarda, tatillerde tv’de devamlı yayınlanan sıradan amerikan kahramanlığı temalı filmleri andırdırıyor. Seçeneğiniz yoksa izleyebilirsiniz. 6/10

  3. Filmi makûs yorumlara karşın izledim ve sarihçesi o kadar makûs bir film değildi bence hatta makûs bir film değildi.Adamlar çok kolay bir senaryodan hoş bir film ortaya çıkarmışlar.Yaşamta kalma çabasını hoş anlatıyor film her ne kadar Diriliş gibi bir filmin yanına yanaşamasa da : 10/7.6

  4. Reel ile Kurgu arasında ince bir çizgi vardır. Onu bana anımsattı film :

  5. makûs yorumlara karşın izledim.son derece neşeli hoş bir filmdi.
    izlemenizi nasihat ederim
    10/8

  6. Bu filmi hakikatinde sinemada izlemek istemiştim ama bir cinsli gidememiştim yeni izleme bahtım oldu. Çok akıcı çekici ve nitelikli bir film olmuş bence asla sıkmıyo ve chris hemsworth oldukça iyi bir performans sergilemiş. Ama yaşamda kalma gidişatlarında bence aşırısıyla ütopik bi abartma vardı. Spoiler özellikle filikada çok uzun günler ufacık yemek parçası ve birkaç damla su ile yaşamda kalmaları hatta sonradan onlar dahi olmadan nasıl yaşadılar anlayamadım. Özellikle de sonlarda filikaya binmek yerine buldukları boş adada kalmayı seçim edenlerin filmin sonunda yazan yazıya göre can vermemiş ve kurtulmuş olmaları ise fazla mübalağaydı bence. Ama yeniden de böyle denizde geçen serüven filmlerini beğenenlerin kaçırmaması gereken bir film.

  7. Bana çok sıkıcı geldi ve keşke her avlanan balina böyle olsa.

  8. hoş bir mevzu ve şahane efektler. hoş film olmuş. izlenir.

  9. Film, temennimin çok altında kaldı.Uzun zamandır harddiskimde bluray versiyonu yüklüydü ve erteliyordum,ertelemekte haklıymışım.Efektleri, filmin üretim senesine göre beceriksiz buldum..Özellikle balina sahnelerinden çok şey bekliyordum, ama az yer verilmiş,bir adam geliyor ve bu vakayı çocukken yaşayan adama,hadi bize o ummanda neler yaşadığını anlat diyor ve o adamda hayır arkadaşım sana bunu netlikle anlatamam,bunu benden sakın isteme vs vs gibi sırlı sırlı mübalağalı vede sahte biçimde hareketler tutumlar segiliyor ve sizde acaba neler olacak,ne gibi hadiseler yaşanacak diye merak ediyorsunuz,ama sahneler süratli bir biçimde ilerliyor,balinaları bütün olarak dahi göstermemişler,gösterdikleri bölümlerde’de efektler aşikar bir biçimde sırıtarak emin oluyor.insanların yaşamda kalma gayreti çok süratli işlenmiş ve anlam yanılgılarıyla dolu sahneler yer alıyor..İzlenmeyecek bir film demiyorum, ama tek izlenimlik ve usta kalıcı bir yanı olmayan,izlendikten sonra unutulacak bir film bana göre vede aldığı puanı haketmediğini düşündüğüm film’lerden birisi!

  10. 7.4/10 pis katiller

  11. Konusu ne kadar insanlık dışı olsa da reeli yansıtmalarını beğendim, sevdim derken içten olmuşlar başka bir deyişle.Görsellik iyiydi.Boş zamanınızda değerlendirebilirsiniz.

  12. Moby Dick, balina ulusunun koruyucusu.

  13. hazmede hazmede anlatılmış, oya gibi işlenmiş bir filmdi. ayrıntılar, oyunculuklar, panik içindeki serinkanlılık dahi izlerken sevinç almamı sağladı.

  14. Öylesine nitelikli bir filmdi ki her geçen an her geçen sahne sanki kadife gibi işlenmiş. Ron Howard her zaman ki gibi görsel bir şölen sunmuş. Çekimler, efektler, oyunculuklar ve hele ki müzikler tek sözcükle düzgün. Uzun zamandır pür dikkat izlediğim serüven filmi olmamıştı, ki sonradan dram ağırlıklı bir filme dönüştü. Sığ bir facia filmi netlikle değil. Nasihat ederim

  15. nitelikli bir filmdi.balinalara mı üzülsem başına bu kadar şey gelen tayfalara mı üzülsem.anlamlı hoş iletiler veren bir filmdi.oyunculuklar da iyiydi.7.75

  16. sarihçesi hiç moby dick romanını okumadım ama azıcıkta olsa nasıl bir kitap olduğu hakkında bilgim var yalnızca bu surattan izledim. başlarda bunalacağımı ve filmin çok ağır olacağını düşündüm ama film beni aşırısıyla yanılttı. aksiyonu serüveni ve hatta dramı dahi o kadar yerindeydi ki her anlamda beni tatmin etti 8/10 .

  17. Büyük emek var.. Şahane bir filmdi.

  18. Görüntüler şahaneydi lakin süratli ve seri bir biçimde işlenmişti konular.

  19. Aksiyon azıcık süratli işlenmiş gibiydi. filmin büyüme kısmı çok süratli oldu bittiye geldi. başka bir deyişle amam aman değil ama orta halli bir film.

  20. Aslında Mobidick kitabının yazarına esin kaynağı olan bu olayın aynı adlı romanından uyarlanmıştır.

  21. temennimin çok üzerine çıkan bir film.görsellik oyunculuk muhteşem.

  22. Film hoş akıcı çok hoşlandım ama budala amerika yeniden bir epopeye bağlamış film sonunda rezillik diz boyu izleyenleri saf yerine koyuyor heralde

  23. Bizler yaradanın birer kopyası olarak yaratılmış yüce varlıklarız.Gezegenin denizlerini boydan boya gezip tabiatı istemimize göre şekillendirme misyonu bahşedilmiş fani krallarız. İstemimizle tabiata boyun eğdiriyoruz… İnsanın tabiatla çabasını anlatan bence gayet zaferli bir film. Ayrıca insanın güç gidişatta neler yapabileceği, hudutları ne kadar zorlayabileceği de ele alınmış. Uzun sayılabilecek bir süresi olmasına karşın hiç bunalmadan neşeyle izledim.Chris Hemsworth müthiş oynamış ancak karısını oynayan oyuncunun ismini öğrenmiyorum ama o ne yazık ki galibiyetten çok uzaktı. Çok sahte bir oyunculuktu. Fakat filmde çok kısa vakit göründüğü için çok ta kasvet yaratmamış. Ayrıca filmin cinsi dram yazıyor ama zaferli bir serüven filmi. Nasihat ediyorum 7.2/10

  24. Film izlenebilir nitelikte olup bunalmadan zevkle izleyebiliyorsunuz.Su üzerinde yapılan çekimlerin güçlüğüne karşın gayet iyi iş çıkarmışlar.Bu filmin yan unsurlarından tuhaf,sırlı filmler dahi çıkabilir.Lakin öykünün asıllığı tartışılır diye düşünüyorum.Malum ola ki her şeyi güllük gülüstanlık göstermek inandırıcılığı azaltmış.Birisi de çıkıp demiyor ki bu av işi yanlış deyip muhalefet etsin.Tabi yarıyılı tanımak ismine de iyi filmdi.İnsanlar için büyük ehemmiyet taşıyan balina yağı ve petrol arasında ki geçiş tümceleri de filmin ana mevzusu da filmin temel mevzusuna işaret ediyordu ve etkileyiciydi.

  25. Standart Moby Dick öyküsünün kitaptaki sıkıla sıkıla izleyeceğim bol efekt basılmış tekerrürden çekilmiş bir halini bulmayı beklerken “moby dick” kitabına esin kaynağı olmuş bir öykünün, bir efsanenin uyarlanmasını izlemek beni oldukça coşturdu ve hayli bir alkışımı kazandı.

    Öykünün kurgulanışı, aile ve balina yağı sanayisine dayalı esası, deniz sahneleri ve zaferli oyunculukları derken ortaya gayet hoş bir üretim çıkmış; 7/10.

    Sanırım Tom Holland buradaki performansı ile marveldan spiderman gibi reel bir career jump rolü almış. ben oyuncuyu burada zaferli bulmama karşın o kadar da bişi görmediğime muhakkağım 😀

  26. Soylu bir soyada sahip olan böbürlü bir kaptanın, fazla hırslı olan bir ikinci kaptanın ve tutkulu, acemi, açgözlü ve muhtemelen birkaç kabahatliden oluşan tayfanın tabiat tarafından terbiye edilmesini izleyeceksiniz. Sırf bu surattan, başka bir deyişle tabiatın acımasız istikametini gösterebilmek için seçim edilen ışıklandırmayı çok vasat ve göz yorucu buldum. Yer yer denizin ve göğün yeşilimtrak bir renge bürünmesi, fazla parlaması ve bunların haricinde mevzu itibariyle de kaba beyaz katil balinanın filme kattığı gerilimi hesaba katınca anlaşılıyor ki tabiat, filmin makûs adamı olarak karşımıza çıkıyor. Martin Eden, Robinson Cruseo gibi denizciliğe atıfta bulunan sıradanlarla gelişen biri olarak her zaman denizcilik unsurunu barındıran yapıtların huzur verici ve seyahat isteği uyandırdığını düşünürüm. Nitekim bir sinema filmi olan Pi’nin Hayatı da bu listeye dahil edilebilir. Ancak In The Heart of The Sea için benzerini söyleyemeyeceğim. Başta da dediğim gibi denizi öcü gibi gösteren bir film.

    Jack London’un Martin Eden isimli yapıtında bir denizcinin omuzlarının düşük, hafif kambur ama eforlu olduğundan, adaleli ve kalın elleri olduğundan ayrıca yürürken bir omzunu öbüründen daha yüksekte yakaladığı için hafiften tökezliyormuş gibi göründüğüne dair bir tanım anımsıyorum. Chris Hemsworth’un oyunculuğu netlikle bu ayrıntıyı da barındırıyor. Takdir ettim. 7.5

  27. Öncelikle Ron Howard bu film ile demek istedi ki: “Ben hala varım ve hoş filmler idaremeye devam edeceğim.” Devam da etsin akılda. Howard yeniden izlenilesi bir film koydu ortaya. Görsel nitelik, balinalar, deniz ve en büyük artısı olan müzik mükemmeldi. Amerika’nın en aşina epopelerinden : Nasıl bir epopeyse hala kurgu da mı gerçekten mi emin değil. Bizim bazı epopelerimiz vardır. “Reel ve yaşamış kahramanlarımız vardır”. Her neyse… Filmden gerçekten tatmin oldum. Oyunculuklar şahaneydi. Chris çok sağlam oynamış. Tom Holland’ı gerçekten müthiş bir oyuncu olarak görüyorum. Kıyamet Günü’nde de şahaneydi. Clian Murphy azıcık değil baya alt sınıf kalmış… Benjamin Walker da mükemmeldi. Imdb puanı azıcık daha fazla olabilirdi. Serüvenini gerçekten tadacağınız bir üretim olacak sizin için. Daha fazla hoş yapılamazdı diye düşünüyorum. Puanım: 8

  28. Moby dick romanının nasıl yazıldığı ile ilgili olan film hakikatinde insanın hırsı suratından düştüğü gidişatını anlatan bir film ve güç vaziyetler de yaptığı tutumları da gözler önüne seriyor.
    iyi seyirler

  29. yorum yapanlara hak veriyorum içeriğinde iletiler olsa da film olarak bakılırsa hoştu çekimler ve mevzu bunalmadan izliyorsunuz. Ama dost insanlıktan kısmetlerini almamış filmlerinden de emin pislik bir yaşam yaşamışlar.

  30. İnsan mı tabiattan büyük yoksa tabiat mı insandan? suali üzerine ilerleyen bir film. In the Heart of the Sea 2015 senesinde çıksa da atmosfer olarak daha daha önceki bir filmmiş gibi duruyor.15 sene evvel çıksaydı şaheserler arasında yer alabilecek film daha önceki kafalı olmasıyla bir sıradan değil klişe izlenimi veriyor bence.
    Filmin en büyük problemi kurgusu hakikatinde hakikat mevzusuna bir cinsli girememesi filmi galibiyetsiz kılan öbür etken.İlk yarım saatte girmesi gereken mevzuya bir saatten daha uzun bir vakitte girince ben filmin tesirine girmek zorlandım ve finalinin ivediye getirilmiş hissine kapıldım.Daha doğrusu giriş kısmı fazla uzun yakalanmış bir film olduğu için final kısmı tatmin etmedi diyebilirim.
    Bir öbür meselede iki kaptan şahsiyetimizin arasındaki ilişkiyi derinlemesine işleyememesi bence hatta ilk kaptan fazla itici gösterildiği halde çocuğun onu neden kahraman gibi gördüğünü kavrayamadım yalnızca duruşmadaki ifadesi sayesinde ise bu da noksan vazgeçilmiş bir mevzu gibi.
    Tabi hoş doğrultuları yok mu? var. Filmin efektleri gerçekten çok iyi buda seyir neşesini arttırıyor.Dönemin koşulları da hoş yansıtılmış.Oyuncuların performansları da etkileyici bulundukları gidişatı iyi yansıtmışlar.
    Son olarak rejisör Ron Howard’a değinmek istedim.Kendisinin sürüklediği biyografik filmle genelde muhteşem olsa da kitaptan uyarlama filmlerde zaferli olamıyor ne yazık ki In the Heart of the Sea’de bu uyarlama filmlerinin son halkası umarım yaşam öykülere geri döner. 10/6.8