Bir Tutam Baharat – A Touch of Spice (2003)

Okuma süresi: 2 dk, 8 sn

Doğallığın en içten anlatımıyla bir film daha… Dokusuyla olsun, insanda bıraktığı tadıyla olsun herkese önerebileceğiniz bir film…

Politiki Kouzina, kelime anlamıyla Şehrin Mutfağı anlamında, bahsi geçen şehir ise, Konstantinapolis, yani İstanbul. Tassos Boulmetis İstanbul doğumlu Fizikçi, senarist ve yönetmen. Türk – Yunan ortak yapımı A Touch of Spice uluslar arası adıyla gösterime girmiş, Yunanistan tarafından Yabancı Dilde En İyi Film olarak zamanında Akademi Ödülleri’nde yarışmak üzere aday gösterilmiş ve Selanik Film Festivali’nde 10 ödül birden toplamıştı.

Film, üç bölümde anlatılmış: Mezeler, Ana Yemek ve Tatlı.

Fannis dedesi gibi aşçılığa meraklı bir çocukluk geçirir. Dedesi ile sık sık yemek yaparken ondan aldığı öğütler hayatına yön verir. Dedesi Ona “Hayatı tatlandırmak için onlara biraz tuz ve Bir Tutam Baharat katmak gerektiğini” söyler. Yunanlı olan Fannis mübadele sırasında İstanbul’dan ayrılmak zorunda kalır, zorluk ilk aşkını burada bırakmakta da vardır tabi. 35 yılın ardından tekrar İstanbul’a döner. Hayatlar durağan kalmamıştır bu da Fannis için  hiç hoş değildir.

Mezelerden Alıntı:

Tarçınlı Köfte olur mu? Pek ala olurmuş. Tarçın acı ve tatlıyı bir arada barındırmasından dolayı, kadına benzetilmiş. Bu özelliğinden yola çıkıp, köftenin içine biraz eklenmesiyle neler olabilir? Bazen istediğimizi anlatmak için yanlış baharat kullanmamız gerekir. Kimyon serttir, insanı sakinleştirip içe kapatır. Oysa tarçın insanın karşısındakinin gözünün içine bakmasını sağlar. Dedesi Vasilis (Tassos Bandis) baharatları iyi tanıyan bir adam ve müşterisine verdiği bu sır, Fannis’in hayatında öyle etkili olur ki, hayata dair bu küçük sırrı asla unutmaz ve her yaşında kullanır.

….

Bir Tutam Baharat, içeriği itibariyle dikkatli izlenmesi gereken bir yapım. Neredeyse her sahnede bir hoş söz, bir nüktedan laf geçiyor ve kendiniz tebessüm ederken buluyorsunuz.  Evanthia Reboutsica’nın yapmış olduğu müzikler ile, İstanbul’dan Yunanistan’a hayallere dalmış giderken bulduk kendimizi. “Yaşadığımız yerin öykülerini unutmamak için onları yemeklerimize kattık.” şeklinde bir önyazı ile bir yemek kitabı verme inceliğini gösteren bu yapımla, “Bir Baharat Dokunuşu” ile insan hayatında neler değişir? Muhakkak izleyin, izlettirin.

Bir Cevap Yaz