Bir aile olabilmek…

Bir aile olabilmek…

Bir aile olabilmek denildiğinde ülkemizde farklı bakış açılarıyla yarattığımız kurallarıyla, değerleriyle, yasaklarıyla sevgi ve ilgisiyle her ailenin kendine has bir işleyişi vardır. Her ailenin kendine özgü bir işleyiş düzeni var. Evlilik kararıyla başlayan aile kurma amacı farklı kişinin bir çatı altında fraklı yaşam tarzlarına saygısıyla birleşen bir birliktelik aile olabilmek için çiftlerin ortak kararlarda birleşmesi oldukça önemlidir. Her kişiliğin kendine has özellikleri olan yaşama olaylara bakış açısı farklıdır. Ancak iki kişinin zorluklarla mücadele yöntemleri, kriz anlarındaki tepkileri, üzüntüleri, mutlulukları paylaşımları ve yaşa karşı duruşları ve davranışları fark gösterir.

Evlilik kavramı oldukça hassa bir denge üzerinde kurulmalıdır kişilerin birbirlerine saygısı, anlayışı ve istekleri doğru orantıda çözüme ulaşmalıdır. İle olabilmek bireylerin aynı ortamda mutlu olmalarının gerekliğini getirir. Kişi birey aile olmaya karar vermelerinin ardından artık tek birey olmaktan çıkmış ve biz kavramını benimsemiş olmalıdır. Bu çiftlerin bir bütün olduğunu ifade eden tek kavram olmalıdır. Yeni evliler yaşantılarını yani evliliklerini ailelerinden öğrendikleri davranışlarla ve kendi kuralları uygulatarak kutrumu yönlendirirler.

Aile iki kişilikken alınan kararla aileye yeni bireyler yani çocukların gelmesi genişlerken alınan karar önemli çünkü plansız yapılan çocuk birçok çifttin yaşamında istenmeyen çocuk kavramını ortaya çıkarıyor. Bu yüzden çocuk istemek tek taraflı verilebilecek bir karar olmadığını hatırlatalım sorumluluklarınız bebek olduğunda oldukça fazlalaşacak çiftler çocuk isterken tüm olumlu ve olumsuz kazanımların farkında olmalıdır.

Türk toplumu olarak aile kavramı çocuktan önce ve çocuktan sonra diye iki döneme ayrılıyor. Çünkü çocuğun doğumuyla anne sadece çocuk odaklı yaşamaya başlıyor baba ise dışarıdan aileyi izleyen gerektiğinde müdahale eden bir yaşam tarzı ortay çıkarılıyor. Çocuğun doğumuyla kenetlenmesi gereken aile bu kez aile sorunlarıyla karşı karşıya kalıyor dışlanan erkek, bebeğe saplantılı anne durumları ülkemizde boşanma sebepleri arasında ilk sıralarda yer alıyor.

Aile olmak paylaşımları beraber yaparak sorunları birlikte çözümlemekle doru bir şekilde etkilenecektir. Çocuk anneye ait değildir. Anne ile de önce kadın ikinci planda anne olmayı kabullenmelidir. Birliktelikler ancak bu şekilde ilerleme gösterecektir. Eşlerin birbirine sevgisini birleştirecek olan çocuktur ve çocuk kavramının ailedeki yeri doğru konumlandırılmalıdır.

Bir Cevap Yaz