Ben, Robot

Ben, Robot Filminin Özet ve Detayları:

Will Smith, WILD WILD WEST ve BAD BOYS II gibi birkaç Filmin ardından geri döndü..Isaac Asimov’un kısa öykülerinden “esinlenen” heyecanlı bilimkurgu gerilim filmi Ben, Robot.

1. Bir robot bir insana zarar vermez veya bir insanın zarar görmesine izin vermez.

2. Bir robot, emirlerin Birinci Yasayla çatışacağı durumlar haricinde, insanların verdiği emirlere uymak zorundadır.

3. Bir robot Birinci ve İkinci Yasayla çelişmediği sürece kendi varlığını korumalıdır.

2035 Chicago, robotlar biraz paranoyak olan Dedektif Del Spooner (Will Smith) hariç herkes tarafından güvenilen günlük bir ev eşyası haline geldi. Her şey robotik gelişiminin öncülerinden Dr. Lanning’in (James Cromwell) görünürdeki intiharıyla başlar. Spooner araştırmaya gönderildi.

Amerika’daki her evde teslim edilmesi planlanan ve bu arada yeni modelini hazırlamak üzere olan robotik şirketin başı Robertson’la (Bruce Greenwood) temasa geçti. Spooner, bir robotun, Lanning’i öldürülmüş olabileceğini düşünüyor.

Sonny adlı bir robotdan şüpheleniyor, ancak yetkililer hiçbir robotun bir suç işleyemeyeceği konusunda ısrar ediyorlar. Spooner’in hayatı ölümle tehdit edildiğinde, şüphesinde haklı olduğunu ve intiharın aslında daha büyük bir şeyin ipuçlarının bir parçası olduğunu fark etti.

Biri bu üç yasayı ihlal etti ve insanlar tehlike altında.

 

İMDB:7,1/10


Vizyon Tarihi: 8 Ekim 2004
Süre: 115 Dakika
Yönetmen: Alex Proyas
Başrol Oyuncuları: Will Smith, Alan Tudyk, Bridget Moynahan
Tür: Bilimkurgu, Aksiyon,
Dağıtımcı Firma: Belirtilmedi

5. Element

5. Element Filminin Özet ve Detayları:

 

Yönetmen Luc Besson’un yazıp yönettiği 1997 yapımı bilim kurgu filmidir.Zamanının en bütçeli (93.000.000$)yapımlarından biridir.

Yirmi üçüncü yüzyılda, evren kötülüğün tehdidi altındadır. İnsanoğlunun tek umudunu

Beşinci Element, her beş bin yılda Dünya’ya dört elementten oluşan dört taşla ateş, su, toprak ve hava insanları korumak için geliyor. Bir Mondoshaw uzay aracı Beşinci Elementi Dünya’ya getiriyor ancak kötü Mangalolar tarafından yok edilir. Bilim adamları topluluğu, beşinci elementin kalıntılarının DNA’sını kullanarak Leeloo (Milla Jovovich) denilen kusursuz varlığı oluşturur. Leeloo laboratuardan kaçar ve ordudan atılmış, geçimini taksi şoförlüğü yaparak sürdüren Korben Dallas (Bruce Willis) polisten kaçmasına yardım eder.

İyi kötülüğü yenmek için yalnızca bir silah vardır; dört elementi (su, toprak, ateş ve hava) temsil eden dört taştan ve mükemmel bir yaratıktan oluşur. Bu beş unsur, kötülük kuvvetleri dünyaya gelmeden önce birleştirilmelidir.

Bu arada taşları geri almak ve Leeloo’nun korunmasını önlemek için açgözlü ve zalim Zorg (Gary Oldman) bir grup paralı asker Mangalore’leri kullanıyor.

Korben Dallas, Leeloo’ya aşık olmuş ve taşları alması için ona yardım etmeye karar vermiştir.

Bence Beşinci Elemen, aksiyon ve komedi, bilim kurgu, gerilim ve romantizmden oluşan mükemmel bir karışım.


Vizyon Tarihi: 10 Temmuz 1997
Süre: 2s 6dk
Yönetmen: Luc Besson
Başrol Oyuncuları: Bruce Willis, Gary Oldman, Ian Holm
Tür: Bilimkurgu, ,
Dağıtımcı Firma: Belirtilmedi

Uyumsuz Serisi: Yandaş Bölüm 1

Uyumsuz Serisi: Yandaş Bölüm 1 Filminin Özet ve Detayları:

Daha önce çekilen filmleri gişede rekor üstüne rekor kıran Uyumsuz serisinin 3.filmi olan Yandaş  macera ve futuristik filmleri sevenler için biçilmiş kaftan. Tüm aksiyon öğelerini içinde barındıran ve hızlı akışı ile izleyiciyi kendisine bağlayan Yandaş heyecanının hiç aralıksız şekilde sürdüğü ve nasıl başlayıp nasıl bittiğini anlayamayacağınız kadar iyi vakit geçirmenizi sağlayacak bir film.

Kahramanları daha önce tüm hayatları boyunca dışarı bir adım bile atmadıkları Şikago şehrinin duvarlarını aşarak, geri kalan dünyada hüküm süren büyük savaşın içine atlamaları ile başlayan film sırasında kim iyi kim kötü, kim dost kim düşman her an değişiyor. Çok güçlü bilgisayar teknolojileri kullanılarak gerçekleştirilen efektleri sayesinde gerçeklik olduğu çok üst seviyede hissedilen filmi izlerken adeta siz e kahramanlar ile birlikte duvara tırmandığınızı, gelen ve son anda seken merminin yanınızdan geçtiğini hissedebiliyorsunuz.

Gün geçtikçe gelişen teknoloji sayesinde bu aşırı gerçekçiliği yakalayabilen film endüstrisi Yandaş  filmi ile adeta büyük bir şova imza atıyor ve izleyiciyi yepyeni bir gerçeklik algısı ile tanıştırmayı başarıyor. Özellikle arkadaşlarınızla beraber izlemenizi tavsiye ettiğimiz bu muhteşem aksiyon filmi aynı zamanda içinde geleceğe dair çok fazla ipucu da barındırıyor. Tıpkı Matrix serisi gibi zihinsel bir çok manipülasyon gerçekleştiren filmin aralıksız süren aksiyon sahneleri arasına ustaca serpiştirilmiş felsefik mesajlar da dikkatli izleyicilerin gözünden kaçmıyor.

Son olarak seriyi henüz izlememiş olsanız da Yandaş  size geçmiş filmlere göndermeler yapmayı da ihmal etmeden dopdolu bir seyir keyfi vaad ediyor.


Vizyon Tarihi: 11 Mart 2016
Süre: 2s 0dk
Yönetmen: Robert Schwentke
Başrol Oyuncuları: Shailene Woodley, Theo James, Jeff Daniels
Tür: Bilimkurgu, Macera, Aksiyon
Dağıtımcı Firma: TME (The Moments Entertainment)

Legends of Tomorrow (2016- Devam Ediyor)

Merhaba arkadaşlar kısa bir aradan sonra tekrar karşınızdayım. Size yeni bir dizi önerim daha var. Artık bundan sonra film önerilerinin yanı sıra dizi önerilerine de biraz ağırlık vermeye karar verdim. Önereceğim dizinin adı Legends of Tomorrow. Bu dizi günümüzde hala yayında olan Arrow dizisi ile kardeş dizi niteliğindedir yani ikisi de aynı zaman içerisinde yayınlanmaktadır ve Arrow dizisinde yer alan oyuncular bu dizide de yer almaktadır arkadaşlar.

Dizide yer alan oyuncular: Arthur Darwill (Rip Hunter), Caity Lotz (Laurel Lance), Dominic Purcell (Heat Wawe), Brandon Routh (Atom), Webworth Miller ( Captain Cold), Victor Garber (Martin Stane), Franz Drameh (Firestorm) , Ciara Renee (Hawkgirl), Falk Hentschel (Hawkman), Amy  Pemberton (Gideon), Casper Crump (Vandal Savage)

Dizinin Konusu: Bir zaman efendisi olan Rip Hunter Vandal Savage isimli bir zorbanın gelecekte 2166 yılında dünyayı yok etmesini engelleyebilmek için bir takım kurmaya karar verir. Bu takım Vandal Savage 2166 yılında dünyayı yok etmeden önce bu kötü adamı durdurmak zorundadır. Acaba bu takım Vandal Savage isimli bu zorbayı durdurabilecek midir?

Evet arkadaşlar dizinin konusu yukarıda yazdığım gibidir. Dizinin şimdiye kadar iki sezonu yayınlanmıştır. üçüncü sezonunun ise Ekim 2017′ de yayınlanacağı söyleniyor. Ben bu diziyi izlemekten gerçekten büyük zevk alıyorum. Umarım sizde beğenirsiniz.

İMDb:  7.0 İYİ SEYİRLER…

Yedinci Hayat – Seven Sisters (2017)

Herkese merhaba,

Bu gece ne izlesem diye düşünüyorsanız, mükemmel bir film önerisi ile karşınızdayım. Yönetmen koltuğunda Tommy Wirkola oturduğu filmin oyuncu kadrosunda ise; Noomi Rapace, Willem Dafoe, Glenn Close, Robert Wagner ve Marwan Kenzari bulunuyor. Bilim kurgu filmlerini seven biri olarak son zamanlarda izlediğim en iyi filmlerden biriydi diyebilirim. Filmin kurgusu, oyunculukları ve işleyişi gerçekten harika kesinlikle izlemenizi tavsiye ederim.

Filmin konusu: Nüfusun hızla arttığı dünyamızda artık yiyeceklerin insanlara yetmemeye, kaynaklar tükenmeye ve kıtlığın baş göstermesiyle, hükumet yetkilileri nüfus artışının önüne geçmek için ailelere tek çocuk kotası koymaya karar verir. Ailelerin birden fazla çocuk dünyaya getirmesi durumunda, çocuklar hükumet tarafından alınarak bir kapsül içerisinde nüfus kontrol altına alınana dek uyutulmak üzere götürülür.

Tüm bu yaşananların içinde Terrence Settman tam 7 çocuğunu gizlice büyütür. Haftanın yedi gününün isimleriyle adlandırdığı kızlarını, isimlerine göre sırayla o günü dışarıda geçirerek dış dünyayı haftanın bir günü görmesine izin verir. Fakat evin dışarısında bu kalabalık dünya da kardeşler ortak Karen Settman kimliğini kullanarak o gün ne yaşadığını diğer kardeşlere anlatması gerekmektedir. Bu şekilde artık yetişkinliğe kadar hayatlarını sürdüren kardeşler, Pazartesi’nin gece eve dönmemesiyle kardeşlerine ne olduğunu öğrenmek için dışarı çıkıp onu aramak zorunda kalacaklardır.

Filmin orijinal adı: Seven Sisters
Filmin diğer adı: What Happened to Monday?

FRAGMAN

Efsane Beşli – Rise of the Guardians (2012)

Merhaba arkadaşlar size önereceğim film Efsane Beşli ( Rise of the Guardians)  bu animasyon filmi gerçekten çok güzel ve sürükleyici bir filmdir. Dreamwork Animation tarafından üretilmiş ve Paramount Pictures  tarafından dağıtılmış olan bu film, Animasyon severlerin kaçırmak istemeyeceği türden bir filmdir.

Filmin konusu; Yıllar önce kaybolmuş olan  “kabusun” geri dönmesi üzerine 4 büyük kahraman yani “noel baba,diş perisi, paskalya tavşanı ve Düş’ün”  ona karşı birleşmesi ve ay dedenin bu 4 kahramana jack frost’u eklemesiyle efsane beşli oluşur. Kimse jack frost’u istememesine rağmen jack çok iyi işler başaracaktır. iyi seyirler.     Ziyasevim

İMDB Puanı: 7,3

FRAGMAN

Lost (2004- 2010)

Hepinize merhaba arkadaşlar. Bu sefer farklı bir öneri ile yani bir film ile değil yabancı bir dizi önerisi ile karşınızdayım. Önereceğim dizinin adı Lost. Lost dizisi yayınlandığı dönemde ortalığı kasıp kavurmuş ve izleyicilerden tam not almayı başarmış harika bir dizidir. Zaten tam altı sezon sürmüş olması ve 121 bölümden oluşması da bunun en büyük kanıtıdır bence.

Dizimizde yer alan oyuncular: Mathew Fox (Jack), Josh Holloway (Sawyer), Evangeline Lilly (Kate Austen), Lan Somerhalder (Boon Carlyle). Jorge Garcia (Hurley). Yoon Jin Kim (Sun). Daniel Dae Kim (Jin). Emilie de Ravin (Claire),Terry O Qıninn (John Locke). Naveen Andrews (Sayid Jarrah), Maggie Grace (Shannon).

Aslına bakacak olursanız dizinin oyuncu kadrosu oldukça geniş ama ben sadece dizide yer alan karakterleri yazmayı daha doğru buluyorum.

Dizinin Konusu: Avusturalya’dan ABD ye uçan bir yolcu uçağının kaza yapması sonucu yolcular Güney Pasifik ‘de yer alan oldukça gizemli bir adaya düşerler ve bu adadan kurtulmak için ve hayatta kalmak için mücadele etmeye başlarlar. Ayrıca dizide karakterlerin uçak düşmeden önceki normal yaşamlarına da yer verilmektedir.

Evet arkadaşlar her şey yukarda yazdığım gibidir. Eğer bu diziye başlamayan varsa bence hemen başlasın. İnanın bana başladığınıza hiç pişman olmayacaksınız. Dizinin türkçe dublajı da var ama ben size alt yazılı halini öneririm.

İMDb: 8.4 İYİ SEYİRLER…

Maymunlar Cehennemi 3: Savaş (2017)

Herkese merhaba, Film önerilerine uzun zamandır beklediğim ve nihayet vizyona giren Maymunlar Cehennemi 3 ile devam ediyorum . Maymunlar cehennemi serisi çok başarılı bir şekilde devam ediyor, serinin 3. filminde yine izleyenlere görsel şölen sunmayı başarmış. Teknolojinin nimetlerini çok iyi bir şekilde kullanan ekip, maymunları yakın çekimlerde bile mükemmel şekilde yapmayı başarmışlar ve savaş sahnelerinde ki efektlerde çok iyiydi. Maymunlar Cehennemi 3: Savaş filminde aksiyon biraz daha geri planda kalırken, duygusallığı ön plana çıkarmışlar. Kesinlikle izlemenizi tavsiye ederim ve seriye henüz başlamamış olanlar var ise film bağlantılı olduğu için ilk filmden başlayarak izlemelerini öneririm.

Maymunlar Cehennemi 3 konusu; İnsanlar ve maymunlar arasında geçen savaşta her iki tarafında verdiği kayıplar ile birlikte durumları kötüye gitmektedir. Maymunları lideri Caesar insan esirleri öldürmeyerek serbest bırakır ve onlara barış istediğini insanların ormanlardan uzaklaşmasını Albay McCullough’a söylemelerini ister. Fakat acımasız Albay McCullough Caesar’ın bu yaklaşımına daha güçlü saldırılar ile karşılık verir. Maymunları lideri Caesar bütün cesaretini toplayarak Albay’ın karşına çıkmalıdır. İnsanlar ve maymunlar arasında geçen bu amansız savaş iki taraftan birisi yok olana dek sürmeye kararlıdır.

Körlük – Blindness (2008)

Herkese merhaba, Sıra dışı bir konuya sahip film önerisi ile sizlerle birlikteyim. Körlük filminin konusunu okuduğunuzda direkt ilginizi çekeceğini düşünüyorum. Kitaptan sinemaya uyarlanmış olan filmin yönetmen koltuğunda Fernando Meirelles ve Don McKellar oturuyor. Filmin oyuncu kadrosunda ise Mark Ruffalo, Julianne Moore, Danny Glover gibi çok başarılı oyuncular yer alıyor. İzlerken düşündürmeyi başaran bir film ara sıra durdurup filmin izlediğiniz sahneleri ile ilgili kendinizle tartışabileceğiniz, iki saatlik bir baş yapıt. Körlük – Blindness filminin birazda konusundan bahsetmek istiyorum sizlere;

Film için kısaca körlük ile başlayan yeni bir düzen diyebiliriz. Normal bir tempoda hayatını sürdüren bir göz doktorunun, gözlerinin aniden sebepsiz bir şekilde kör olduğu şikayeti ile yardım isteyen bir hastası tarafından hayatı alt üst olur. Sebebi henüz anlaşılamayan bir biçimde hastanın körlüğü göz doktoruna da bulaşır ve bununla da kalmayarak hızlı bir şekilde tüm kente bulaşmaya başlar, herkesin kör olduğu kentte bu sıra dışı körlük sadece göz doktorunun eşine bulaşmaz. Tüm olanlara gözleri ile şahit olan göz doktorunun eşi ise yaşanılan bu kaos ortamında ailesine ve kendine sahip çıkıp, onları kurtarmaya çalışır.

Never Let Me Go – Beni asla Bırakma (2010)

Hani bazen sevdiğinizi bazen bırakmak zorunda kalırız. Bazen bize varlığı bir şey ifade etmeyen insanlar aslında başkası için çok büyük önem taşır. Bazen sevdiğinizle aramıza engeller girer. Engeller bizi sevdiklerimizden, mutlu bir hayattan mahrum eder. Peki şimdi başka insanlara yaşam vermek için klonlandığınızı düşünün. Sizin orijinaliniz dışarıda hayatını doyasıya yasarken sizin kısıtlı bir zamanınız olsun. Siz ilk aşkımı buldum derken en sevdiğiniz o insanı kaybedin. İşte kitaptan uyarlama olan Never Let Me Go klonlanmış insanların yaşadıkları olayları acıları ve deneyimleri görüyoruz.

Başrollerinde Carey Mullugan, Andrew Garfield, ve Keira Knightley in yer aldığı beğenerek ve içim burkula burkula izledğim bir film. Filmimizde Ruth, Kathy, ve Tommy Hailsham’ da yatılı kalan üç yakın arkadaştır. Bu öğrenciler Hailshamda yasayan klonlanmış donörlerdir. Donörler misyonlarını tamamlamadan önce bakııcılık yapabilirler. Ve bu donörler belli bir yaşa gelince donör olmaya başlayacaklar ve misyonlarını tamamlamaya çalışacaklardır. İşte bu gerçeği eninde sonunda öğrenirler ve büyüdükçe aralarındaki bag ve sevgi kavramı değişir. Kathy ve Tommy birbirlerine asıktır fakat aralarında bir engel vardır: Ruth. İlerleyen yıllarda Ruth, Kathy ve Tommy bir ciftlik evine yollanırlar. Burada Kathy bakıcılığa başlar ve sonunda kaçınılmaz olan olur. Bu üç arkadaşın yolu ayrılır. Kathy bakıclıga devam eder. Bu süreçte Ruth la karşılaşır. Fakat Ruth eskisi gibi değildir. Bunun yanında Tommy de aralarına katılır. Tommy ve Ruth donörlüğe başlamıştır. Herşey ortaya dökülür fakat bunun için çok mu geçtir yoksa hala vakit var mıdır izlediğinizde göreceksiniz. Oyunculuklarla ve müzikleriyle sımsıcak sarmalanan bu güzel ve dokunaklı filmi kaçırmayın derim.

Evrim – Transcendence (2014)

Merhabalar bugün sizlerle gelişen teknolojiden beslenerek senaryosu  kaleme alınmış, güzel ve insanı kolayca kendisine bağlayan evrim adlı bir filmle birlikteyim. Hollywood filmlerinin pek çoğunun aksine Evrim, sizleri düşünmeye sevk eden bir film. Çerezlik, izleyip geçilecek filmlerden değil. Film bittikten sonra etkisinden kurtulmanız pek kolay olmuyor çünkü bu zamana kadar üzerine düşünmediğiniz konularda sizlere farklı düşünce kapıları açıyor. Son dönemde çok büyük gelişmelerin kaydedildiğini bildiğimiz nanoteknoloji ve beynin yapısı ve işleyişiyle ilgilenen nöroanatomiye dair ince detayların filme ustalıkla yedirilmesi önemli bir durum. İnsanların bilmediklerinden, anlayamadıklarından korkup bu güne kadar pek çok yararlı kişi veya icada karşı çıkmaları, hatta saldırıya geçmeleri olgusu Evrim’de de kendisini gösteriyor. Johnny Depp, Morgan Freeman gibi isimler baş rol olarakkarşımıza çıkıyor bu filmde. O zaman sizleri daha fazla meraklandırmadan filmin konusundan bahsedeyim birazcık ;

Will Caster, eşi Evelyn ile birlikte yapay zeka üzerine deneysel araştırmalar gerçekleştiren bir bilim adamıdır. Gelişen teknolojiyle beraber yapay zekaların, insan öz benliği için tehdit olacağını düşünen terörist bir örgüt, ülkede bu konuda çalışma yapan merkezlere eş zamanlı bir saldırı düzenler ve çeşitli bilim adamlarını öldürürken, Will Caster’ı da yaralar. Bilim adamını yaralayan kurşuna ölümcül bir mikrop enjekte edilmiştir. 4-5 haftalık ömrü kaldığını öğrenen Will, bedensel ölüme hazırlanırken, zihinsel anlamda varlığını devam ettirebilmek için Evelyn ile geliştirdikleri bir sistemi denemeye karar verir. Hazırlıklar yapılır ve Will’in beyni bir süperbilgisayara aktarılır. Bedeni ölen bilim adamı, bilgisayarlar aracılığı ile eşiyle iletişim kurabilen bir yapay zeka olarak geri döner. Will internet aracılığı ile güçlenip gelişirken, düşmanları da onun varlığından haberdar olacak ve varlığını sona erdirmek için ellerinden geleni yapacaklardır.

Eğer düzenli olarak bilimsel makaleler okuyup, gelişmelerin hangi boyutta olduğundan net bir şekilde haberdar değilseniz, film sizi çok kolay şekilde o gizemli dünyanın içine çekmeyi başarıyor.

İzleyecek arkadaşlara şimdiden iyi seyirler 🙂

Logan (2017)

Oldukça yaşlanan ve süper yetenekleri erozyona uğramaya başlayan Logan (Hugh Jackman) bir yandan Profaesör Charles Xavier’i korumak bir yandan da tüm dünyadan kaçmaya ve gözlerden uzak yaşamaya çalışmaktadır. Ancak Logan’ın bu çabası kendi gibi olan genç bir mutantla tanışmasıyla ve onu karanlık güçlerden korumaya karar vermesiyle sona ermektedir.

Yönetmenliğini James Mangold’un yaptığı Logan filmi Hugh Jackman’ın Wolverine’i canlandırdığı son film olma özelliğine sahip. Bu bağlamda film için bir efsaneye yakışan efsane bir veda filmi diyebilirim. Film izleyicilere duygusal anlar yaşatırken diğer filmlere yaptığı göndermelerle ve esprili sahneleriyle onları güldürmeyi de başarıyor. Bunun yanında aksiyon sahnelerinin de diğer Wolverine filmlerinden geri kalır yanı yok.